fbpx

Otizmde Dil ve Konuşma Problemleri Nedir?

Otizm Spektrum Bozukluğuna Bağlı Dil ve Konuşma Bozuklukları

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), belirtileri erken çocukluk döneminde başlayan nörogelişimsel bir bozukluktur. DSM-V kriterlerine göre, toplumsal iletişim ve etkileşimde güçlükler ile sınırlı-yineleyici davranış örüntüleri (tekrarlayıcı davranışlar) alanlarındaki yetersizlikle kendini gösterir.

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarda dil ve iletişim bozuklukları, konuşmada gecikme ya da konuşmanın hiç ortaya çıkmamasından, sözcük ve cümleler kuran çocukların dili sosyal etkileşimsel bir amaca yönelik etkili kullanmada yani dilin işlevsel kullanımında sorunlar yaşamalarına kadar geniş bir dağılımda görülebilir. OSB olan çocuklarda, söz öncesi dönemde jestler, taklit, ortak dikkat gibi sözel olmayan sosyal iletişim davranışlarda sınırlılıklar yaşanır. Sözel dilin kazanıldığı durumlarda ise çocukların dil gelişim özelliklerinde farklılıklar görülmektedir. Çocuklarda ses bilgisi (fonoloji), sözdizimi (sentaks) ve biçim birim (morfoloji) kısmen iyi gelişirken; kullanım bilgisi (pragmantik) ve anlam bilgisi (semantik) bileşenlerinde bozukluklar görülmektedir.

Otizm Spektrum Bozukluğun’da Semantik-Pragmatik Bozukluk

Anlam bilgisi (semantik), bir dildeki sözcüklerin anlamları ve sözcükler arası bağlantıları yöneten kurallar sistemidir. Basitçe “ne demek istiyorsun?” sorusunun yanıtını anlam bilgisi bileşeni oluşturur. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarda görülen anlam bilgisi bileşenine ilişkin sınırlılıkların arasında, sözcük bulmada sorunlar yaşamak ve uydurulmuş, anlamlı olmayan sözcük kullanmak sıralanabilir. Kullanım bilgisi (pragmatik) dilin kullanımının sosyal bileşenini oluşturmaktadır. Kullanım bilgisine ilişkin özellikler, sohbet başlatma, sohbette sıra alma, konu değiştirme, konuşmayı düzenleme, duruma uygun sözcük üretme ve deneyimler ile olayları öyküleme olarak sıralanabilir. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarda kullanım bilgisi bileşeninde görülen bozukluklar, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB)’nin tanı ölçütlerinden biri olarak ele alınmaktadır. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarda dilin kullanım bilgisine ilişkin bozukluklar, söz öncesi dönemde ortak dikkat ve jestler gibi erken dönem sözel olmayan sosyal iletişim becerilerinde bozukluklarla başlamakta, sözel dilin kazanımı ile ise yeni sohbet konusu başlatma, sohbette konuya ilişkin sözce üretme, iletişim kopukluklarını düzeltme gibi dilin işlevsel kullanımına ilişkin bozukluklarla kendini göstermektedir.

Otizm Spektrum Bozukluğun’da Apraksi

Otizm Spektrum Bozukluğu’nda (OSB) görülen iletişim problemlerinden bir diğeri de apraksidir. Bilinci yerinde, anlaması normal ya da normale yakın bir bireyin normal kas tonusu ve kordinasyonu olmasına rağmen, amaca yönelik- istemli hareketleri yerine getirememesine apraksi diyoruz. Apraksisi olan kişiler konuşma için gerekli motor planlamayı ve ses üretimini yapamaz.  Bu durum çocukta bulunan apraksi seviyesine göre değişiklik gösterir. Apraksisi olan çocuklarımızda alıcı dil, ifade edici dile göre çok daha iyidir. Konuşma apraksisi ve oral apraksi Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarımızda da sık rastladığımız bir problemdir, fakat hiçbir hastalığa bağlı olmaksızın kendi başına da görülebilir. Oral apraksisi olan kişiler sözlü olmayan hareketlerin istemli kontrolünü sağlamada güçlük çekerler. Örneğin, dilini çıkarmasını söylediğinizde bunu yerine getirmede zorlanırlar. Konuşma apraksisi olan kişilerde konuşmaya yardımcı olan organlarda herhangi bir zayıflık, felç durumu olmamasına rağmen motor planlamamayı yapamamasından dolayı istenilen sesleri üretemezler.

Ayla Ebru BALÇIK
Uzman Dil ve Konuşma Terapisti

ABA Eğitim Danışmanı

ABA Eğitimi Danışmanlık Hizmetlerimiz Devam Ediyor

Özel Tekirdağ Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ile devam ettirdiğimiz ABA eğitimi danışmanlık hizmetimiz başta otizm olmak üzere özel gelişim gösteren çocuklara umut olmaya devam ediyor.

ABA Eğitim Danışmanı

“Erken destek eğitim birimi” yapılanması için danışmanlık hizmeti alan Tekirdağ Özel Eğitim Rehabilitasyon Merkezi Öğretmenleri Algı Grup bünyesindeki AR-GE birimimiz olan Algı ABA Terapi Merkezimizi yerinde ziyaret ederek öğrencilerimizin seans gözlemlerini yaptılar.

ABA Eğitim Danışmanı

Düzce Üniversitesi’nde 7 Dokunuş Semineri Gerçekleştirdik

Düzce Üniversitesi PDR bölümünün düzenlemiş olduğu Güz Dönemi Kapanış Şölenine Algı ABA Terapi Merkezi olarak katılım gösterdik.

Algı Grup Yöneticisi Selim Parlak ve Algı ABA Terapi Merkezi Program Koordinatörü Klinik Psikolog Özge Özgeç Gürel’in anlatımıyla «Özel Eğitimde İyi Örnekler “7Dokunuş Vaka Sunumu semineri” 26 Aralık Çarşamba günü Cumhuriyet Konferans Salonunda Saat 13.00-14.20 arası düzenlendi,

Program sonunda Düzce Üniversitesi PDR Topluluğu, Selim Parlak ve Özge Özgeç Gürel adına TEMA Vakfı aracılığıyla bağış yaptıkları kartı takdim ettiler,

Apraksi Nedir?

Apraksi Nedir?

Apraksi, istemli konuşmanın üretiminde sıralı konuşma hareketlerinin motor planlanmasında oluşan bozukluk sonucu otaya çıkan motor konuşma bozukluğudur. Normal kas tonusu ve koordinasyonuna rağmen, amaca yönelik hareketler yerine getirilemez. Apraksi görülen çocuklarda sesleri, heceleri ve kelimeleri söylemede sorunlar görülmektedir. Çocuk ne demek istediğini bilse de bu sorun yüzünden kendisini ifade etmekte zorluk çekmektedir. Apraksi, konuşma anlaşılırlığını ciddi oranda etkileyebilen bir konuşma bozukluğudur.  Bazı belirtilerinden söz etmek gerekirse:

  • Dil gelişiminde gecikme gözlenebilir.
  • Söylenen sözcük uzadıkça yapılan hatalar artar.
  • Yapılan sesletim hataları tutarsızdır.
  • Anlama becerisi sözel ifade etme becerisinden daha iyidir.
  • Çocuk hatanın farkında olduğu için sözcüğü tekrar ederek düzeltmeye çabalar.
  • Konuşma esnasında arama davranışı gözlenir (dilin doğru konumunu arama gibi).
  • Sesleri ve heceleri doğru dizine koymada sorun yaşanır.
  • Sesler arasında uzun duraklamalar görülebilir.

Apraksiyle ilgili çok fazla veri bulunmasa da tanı koyulan çocukların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Ayrıca, apraksinin otizmli çocuklarda da sıklıkla görülerek, iletişimi kısıtladığı görülmektedir. Tüm konuşma bozukluklarında olduğu gibi apraksi hakkında da ailelerde ve uzmanlarda farkındalık yaratmak gerekmektedir.

Araştırma sonuçlarına göre apraksi görülen çocuklar için sık (haftada 3-5 kez) ve yoğun konuşma terapisi seansları uygulanması gerekmektedir.

Ayla Ebru BALÇIK
Uzman Dil ve Konuşma Terapisti

aba-terapi

Engellilik Araştırmaları Konferansında Çalıştay Düzenledik

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ’NDEN ENGELLİLİK ARAŞTIRMALARI KONFERANSI ve “ABA TERAPİ ATÖLYESİ”
İstanbul Üniversitesi Engelliler Uygulama ve Araştırma Merkezi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık Daire Başkanlığı Engelliler Müdürlüğü ortaklığıyla düzenlenen “Dünden Bugüne Engellilik” temalı Engellilik Araştırmaları Konferansı 15-16 Kasım 2018 tarihleri arasında, Üniversite’nin Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı.

16 Kasım 2018 Cuma günü saat 11.30-12.30 arasında “ABA Terapi ile Öğretim Süreci ve Bir Vaka Sunumu”‘nu Algı Grup kurucularından Selim Parlak, Algı ABA Terapi Merkezi Koordinatörü Özge Özgeç Gürel ve ABA Terapisti Hazal Önder tarafından 3 nolu salonda gerçekleşti.

Çalıştayda, data analiz formlarının öğretimi gerçekleşti ve uygulamalı olarak katılımcılardan bu data analizlerin doldurmaları istendi.

Soru-cevap ve öğretim şeklinde geçen çalıştaya katılım oldukça yoğundu.

Ayrıca Yedi Dokunuş atölyemizin yanı sıra konferansta 15 uygulamalı atölye; Danstan tasarıma, eğitimden bağımsız yaşama, engellilik deneyiminin farklı boyutları uygulamalı atölyelerde katılımcı ortamlar yaratarak deneyimlendi.

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencileri Algı ABA Terapi Merkezini Ziyaret Etti

Algı Grup ve Koç Üniversitesi işbirliği çerçevesinde Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi 5. Sınıf Psikiyatri Stajı kapsamında, 15 Kasım 2018 tarihinde Otizm Spektrum Bozukluklarında kanıta dayalı özel eğitimleri yerinde gözlemlemek ve tartışmak amacıyla, Algı Özel Eğitim Kurumları merkezlerimize ziyaret gerçekleştirmişlerdir.

Algı ABA Terapi Merkezi ve Algı Özel Eğitim Merkezi’nde eğitim gören özel gereksinimli çocuklarımızın seanslarını gözlemleyen öğrenciler, Özel eğitim sürecinde aile desteğinin önemi, Çocuğun alacağı tanıya karşı ailelerin göstermiş olduğu dirençler, Çocukların eğitim programlarının içerikleri, Öğretmenlerin ailelere seanslar hakkındaki geri bildirim aktarılması konularında bilgi sahibi oldular;

Gözlem sonrasında Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri, çocukların terapist ve koordinatörlerinden ayrıntılı bilgiler aldılar.

Soru cevap şeklinde gerçekleşen kısa toplantıda Algı Özel Eğitim Kurumları kurucularından Parin Yakupyan, Koç Üniversitesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Dr. Tuba Mutluer, Algı Özel Eğitim Merkezi Aile Danışmanı/Psikolog Türker Omcacıoğlu ve Algı ABA Terapi Merkezi Yardımcı Direktörü Elif Sanal Çalık eğitim programları hakkında bilgiler verdi.

Portage Erken Eğitim Paketi Sertifika Programı Gerçekleşti

Algı Grup ve ÖÇED işbirliği ile düzenlenen Dr. Ender (Uzundemir) Marangoz’un vermiş olduğu Portage Erken Eğitim Paketi Sertifika Programı gerçekleşti.

Okul öncesi çocukların (0-6 yaş) gelişimsel becerilerini değerlendirmeye ve ihtiyaçlarına uygun gelişim ve eğitim programı hazırlamaya yönelik Portage Erken Eğitim Paketi Sertifika Programı, 11-12 Kasım tarihlerinde yapıldı. Dr. Ender (Uzundemir) Marangoz’un katılımcıları bilgilendirdiği sertifikasyon programında, gelişimi yavaş seyreden ve özel eğitim gerektiren çocuklara sahip anne-babalar ve bu sahada çalışanlar, bu çocukların gelişimindeki eksiklikleri tamamlamaya yönelik pek çok yaratıcı öneriler buldular.

 

Özel Tekirdağ Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi

Özel Tekirdağ Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ettik

Algı ABA Terapi Merkezi olarak 08 Kasım 2018 tarihinde Özel Tekirdağ Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ettik.

Algı Grup Yöneticilerinden Selim Parlak ve Parin Yakupyan’ın yanı sıra Algı ABA Terapi Merkezi Direktör Yardımcısı Psikolog Elif Sanal Çalık da yer aldı.

Özel Tekirdağ Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Kurum yöneticisi Beyza Sonyavuz ile alandaki sorunları ve eğitimde kaliteyi yükseltmenin yollarını konuştuk.

Özel Tekirdağ Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi

Yeni Bir Otizm Terapisi Öncesi Ailelerin Yanıt Bulması Gereken Sorular

Beklentiniz ne olursa olsun çocuğunuz için doğru terapi türünü seçmek kolay bir iş değildir.

Söz konusu otizmli çocuklar olduğunda, davranışsal belirtileri geliştirmeyi amaçlayan birçok program mevcuttur. Bazıları otizme sebep olan temel problemleri bile “düzeltmeyi” vaad eder. Her çocuk en etkili terapilere bile cevap vermeyebilir ve bazı çocuklara da az popüler tedavilerin iyi geldiği görülmektedir. Ebeveynler mümkün olduğunca en çok önerilen terapiyi bulmalıdır, çünkü her terapi kabul edilen bilimsel gerçeklerle temellendirilmez ve her yeterli programda, eğitimli öğretmenleri ve terapistleri işe almaz. Bir ebeveynin araştırması terapinin çocuk üzerindeki etkilerini araştırmayla sınırlandırılmamalıdır. Aynı zamanda çocuğun ailesi ve kardeşlerine etkisi de araştırılmalıdır.

Amerika Otizm Topluluğu ve Ulusal Zihin Sağlığı Enstitüsü, bir ebeveynin, yeni bir otizm terapisi hakkında sorması gereken sorulardan başlıklar üretmiştir. Aşağıdaki sorular bu başlıklardan temel alınmıştır.

– Tedavi çocuğa zarar verecek mi? Bu tedaviden zarar gören herhangi bir çocuk var mı?

– Tedavinin başarısızlığı çocuğumu ve ailemi nasıl etkileyecek?

– Tedavinin bilimsel geçerliliği var mı? Araştırmam için bilimsel eser sağlayabilir misiniz?

– Çocuğumun süreci nasıl değerlendirilecek? Çocuğumun davranışları sıkı bir şekilde gözlemlenip kaydedilecek mi? Belirlenmiş değerlendirme kriterleri var mı? Bilimsel geçerlilikleri var mı?

– Terapinin amaçları çocuğum için anlamlı mı? Örneğin, kendine uyarıcı davranışları yüzde 10 oranında azaltmayı amaçlayan bir terapi katılmaya değer olmayabilir.

– Bu tedavi çocuğumun mevcut programıyla nasıl birleştirilecek? Çocuğun diğer ilgi ve amaçları ile bütünsel (holistik) yaklaşımı var mı? Bir ebeveyn işlevsel müfredat, mesleki yaşam ve sosyal becerileri yok sayan bir tedaviye körü körüne bağlanmamalıdır.

– Bu program diğer çocuklar için ne kadar başarılı olmuştur?

– Ne kadar çocuk normal okullardan gitmiştir ve bu çocuklar neler sergilemişlerdir?

– Personellerin nitelikleri nelerdir? Kaç personel çocuğumla çalışabilir? Personellerin otizmli yetişkin ve çocuklarla çalışma tecrübesi ve eğitimi var mı?

– Organize edilen ve planlanan aktiviteler nelerdir? Bunları kim planlamıştır?

– Öngörülebilir günlük işler ve rutinler var mıdır?

– Çocuğumla kaç kişi ilgilenecek?

– Çocuğuma verilen görevler ve ödüller kişisel olarak motive edici olacak mı? Ödüller nelerdir? Ödül sistemi evde de uygulanacak mı? Program beni terapiye evde devam etmem için hazırlayacak mı?

– Terapi ortamı en az dikkat dağıtıcı düzeyde mi tasarlandı?

– Bu terapinin zaman ve mali tutar açısından taahhüttü nedir?

– Bu terapi nerede yapılacak? Bu terapiyi yapabilmek için ruhsat ya da sertifikalı bir mekan gerekli mi

Profesyonel ve tanınmış bir terapist yada terapist programı bu soruları kolayca ve açıkça cevaplamalıdır. Sizin memnuniyetinizi cevaplamayacak bir başarısızlık sizi durdurmalı ve çocuğunuza gereken tedaviye izin vermeden önce sizi daha fazla araştırma için harekete geçirmelidir.

Kaynakça:

100 Soruda Otizm – Aileler ve Uzmanlar İçin El Kitabı (Campion Quinn)
Bebeklikten Erişkinliğe Otizm Aileler için Kılavuz (Prof.Dr. Nahit Motavalli MUKADDES)
Otizm Spektrum Bozuklukları Tanı ve Takip (Prof.Dr. Nahit Motavalli MUKADDES)

SELİM PARLAK

Teknik Öğretmen (Psikoloji) MS

Algı Grup Yöneticisi

 

Kaynak: ÖÇED

Ödül mü, Pekiştireç mi?

Bazı katıldığım seminerlerde ailelerin “Hep ödül hep ödül diyorsunuz. Biz hayatta her şeyi ödül için yapıyoruz sanki?” sorularıyla karşılaşıyorum…

Bu soruyu kendi kendime çok düşündüm ve aslında bu tepkinin tamamen kavram karmaşasından ortaya çıktığına karar verdim. 15 senedir yurtdışında yaşıyor olmamdan ve ABA eğitimini İngilizce almış olmamdan dolayı bazen Türkçe’nin ana lisanım olmasına karşın Türkçeleştirdiğim bazı kavramlar kulağıma doğru gelmiyor, hatta karşımdaki kişinin yüzünde gülümseme bile oluşturabiliyorum. Ödül ve pekiştireç de sanırım bu tarz kavramlardan biri. “Reinforcer”‘in Türkçe karşılığı tam olarak “pekiştireç” kelimesine denk geliyor. Anlamı ise herhangi bir davranışı pekiştirmek, güçlendirmek, motive etmek için sunulan herhangi bir şey. Ödülün İngilizce karşılığı ise “Prize” kelimesine denk geliyor ve anlamı girilen bir yarışmayı kazanmak sonucunda alınan bir hediye/madalya, vs… Günlük halk dilinde her ne kadar pekiştireç ve ödül aynı anlamda kullanılıyor olsa da anlam olarak birbirinden tamamen farklı iki kelime/kavram aslında.
Böyle olunca da, seminerlerde o soruyu soran aileler ve onlar gibi düşünen yüzlerce ailenin tepkisi daha bir anlam kazanıyor benim için. Tabii ki biz günlük hayatta hep ödül almıyoruz. Hatta bazılarımız hiç almıyor. Çünkü ödül almak için bir yarışmaya girmemiz ve yarışmayı kazanmamız gerekir. Örneğin benim hiç ödülüm yok. Ödülün aksine, günlük hayattta hepimiz pekiştireçle yaşıyor, pekiştireç için yaşıyoruz. İşe gidiyoruz para (pekşitireç) kazanmak için, misafirlerimize en güzel yemeklerimizi pişiriyoruz iltifat (pekiştireç) almak için, hep koyu renk
giyiniyoruz bizi zayıf gösterdiğini söyledikleri (pekiştireç) için, fakirlere yardım ediyoruz kendimizi iyi hissettiğimiz (pekiştireç) için, bazı arkadaşlarımızla olmayı diğerlerine göre daha çok tercih ediyoruz bizi güldürdükleri (pekiştireç) için, birçok seçeneğin arasından öncelikle “o” kişi ile birlikte olmak / evlenmek istiyoruz yanında mutlu/güvenli hissettiğimiz (pekiştireç) için… Bu demektir ki, aslında farkında olmasak da hiçbirimiz pekiştireçsiz yaşayamıyoruz ve hayatımız sayısız pekiştireçler üzerine kurulu, öyle değil mi? Belki pekiştireç ve ödül arasındaki anlam ayrılığını iyi yapıp doğru yerlerde kullanmaya özen gösterirsek pekiştireçlere karşı olan negatif önyargıyı da ortadan kaldırabiliriz diye düşünüyorum.

 

Nicky Nükte ALTIKULAÇ

MS, BCBA, EI (ABA Uzmanı)
Davranış Terapisi Uzmanı

Algı ABA Terapi Merkezi Süpervizörü

 

Kaynak: ÖÇED

1 2 3 4

Search

+

 

DUYURU

ALGI ABA TERAPİ MERKEZİNİN İSİM DEĞİŞİKLİĞİ HK;

ALGI ABA TERAPİ ve ÇOCUK GELİŞİM MERKEZİ

2007-2008 Akademik Yılında eğitim ve öğretime başlayan kurumumuz, bu sene 12. yılını geride bıraktı. 12 yıllık gelişimimiz içinde, Dünya ve ülkemiz özel eğitim tarihinden, kültüründen ve camiasından güç aldığımız kurumumuz, aynı zamanda geleceğe vizyoner bakan anlayışla da önümüzü açtı. Bu anlamda açıldığımız günden bu güne, topluma faydalı olabilmek adına çıktığımız yolda, sistemimizde devam eden tüm çocuk ve ailelerimizin yaşam kalitelerini yükselttik ve yükseltmeye de devam ediyoruz. 7 Dokunuş ismini verdiğimiz takvim yaşı ile gelişim yaşını eşitlediğimiz çocuklarımızın sayısı da gittikçe artmaktadır. Saygın, itibarlı, güvenilir bir “Algı” oluşturmaya devam ediyoruz.

Amerika Atlanta’da bulunan, 2012 yılından bu güne know-how aldığımız ALL KİDS FİRST kurumu, BHCOE– Behavior Health Center of Excellence kurumu tarafından akreditasyona layık görülmüştür. Aile ve terapist memnuniyetinde, aile eğitiminde, terapist hizmet içi eğitiminde, ABA etik kurallarında, terapist kualifikasyonunda, ABA alanında, öğrenci gelişim oranı alanlarında  %95 başarı kriterini yakaladığı için bu yetkiyi hak etmiştir. Partnerimizin bu akreditasyona layık görülmesinden dolayı gururluyuz.

ALGI GRUP bünyesinde yer alan ve AR-GE birimimiz olan ALGI ABA TERAPİ MERKEZİ; ABA Terapi beraberinde sırasıyla, dil ve konuşma terapisi, fizyoterapi, oyunla tedavi, çocuk gelişim testleri, zihin kuramı, yetişkin psikiyatrisi, beslenme ve yeme bozuklukları yaklaşımları ile çalışmalarını tüm hızıyla devam ettirmektedir. Tüm bunların ışığında bugün sizlerle uzun süredir üzerinde çalıştığımız ve yeni bir uygulama olarak kurumumuza kazandıracağımız, “oyun temelli sosyal beceri grupları” ndan da bahsetmekten gurur duyuyorum. En geç bu yıl sonuna kadar tam gün ve yarım gün programları ile karşınıza çıkmaya hazırlanıyoruz. Böylelikle bir çatı altında, özel çocuklarımız ve aileleri için gerekli tüm eğitim öğretim ortamının var olmasını sağlamış olacağız.

Bu bağlamda bizler de gördük ki, sadece ABA Terapi yapmıyoruz. Zaman içinde hizmet çeşitliliğimize kattığımız ve katacağımız başlıklardan dolayı ismimizin yanına ek getirmek kaçınılmaz gibi duruyordu. “Algı ABA Terapi ve Çocuk Gelişim Merkezi” olarak bundan böyle anılmaktan gurur duyacağımızı bildirmek isterim.

Çok güçlü bir kadro ve uyumlu bir takım çalışması ile yapılacağına inandığımız, eğitimde yüksek standartların gerçekleştirilmesi, tüm programlarımızın buna hizmet etmesi en büyük dileğimizdir.

Sevgilerimle,

Selim Parlak

Kurucu / Direktör

Algı ABA Terapi ve Çocuk  Gelişim Merkezi