Bizim Algı ABA ile tanışmamız da diğer ailelerle çok benzer şekilde gerçekleşti. 18 aylık oğlumda son derece kısıtlı göz teması, ismine bakmama, komut almama, parmakla göstermeme, bir nesneyi eline alıp saatlerce hatta günlerce bırakmama gibi sıra dışı bir takım davranışlar olduğunu fark ettik ve hemen bir çocuk psikiyatristine başvurduk. Doktorumuz oğlumuzu otizm açısından riskli bir bebek olarak değerlendirdi ve bizi özel eğitime yönlendirdi. Bu önerinin geleceğini önceden tahmin ettiğim için özel eğitim kurumlarını biraz araştırmıştım ve doktorumuza Algı ABA’yı sorduğumda şiddetle tavsiye ettiğini ifade etti ve biz vakit kaybetmeden 2020 Eylül ayında Algı ABA’ya başladık. Süreci ve bizi nelerin beklediğini tam olarak bilmediğim için ilk başlarda son derece üzgün, tedirgin ve umutsuz olarak başlamıştık eğitime. Açıkçası kendim de eğitimci olmama rağmen eğitim süreci ile ilgili ciddi endişe ve tereddütlerim vardı.

O güne kadar çok uğraşmış olmama rağmen oğluma öğretebildiğim tek bir şey bile yoktu, yabancı biri bunu nasıl yapabilirdi? İnsanın hayatta öğrenmesi gereken binlerce hatta milyonlarca şey vardı ve bunların hepsi tek tek nasıl öğretilebilirdi ki? Şimdi yazarken tabii ki bunların ne kadar komik sorular olduğunu görebiliyorum ama o zaman kesinlikle bu şekilde düşünemiyordum. Eğitimin ilk veya ikinci gününde, oğlumdan buruşturulmuş kâğıdı ayağının dibindeki çöp kovasına atması istendiğinde oğlum hiç tepki vermezken koordinatörümüz odanın en uzak köşesini göstererek “bir süre sonra orada duran kovaya gidip atacak” dediğinde bana o kadar uzak ve imkânsız gelmişti ki hiç inanmamıştım. Yine bir gün terapistimiz oğluma taleplerini, belirli el hareketleri ile ifade edebilmeyi öğretirken “bu hareketler onun konuşmasını geciktirmez mi” gibi son derece cahilce bir soru sormuştum. Terapistimiz her zamanki sabırlı ve anlayışlı tavrı ile bu durumun gerekçelerini çok güzel açıklamıştı ve kısa bir süre sonra gerçekten de her şey tam olarak koordinatörümüz ve terapistimizin dediği gibi oldu.

Oğlum verilen kâğıdı en uzaktaki kovaya atabilmeye başladı, ilk söylediği kelimeler o işaretlerle ifade ettiği kelimeler oldu ve takvim yaşı gereği yapması gerekip de yapamadığı birçok şeyi yapabilmeye başladı. Bu süreçte her zaman sevgi dolu ve sabırlı tavrı ile oğlumuza yaklaşan, pozitif ve güven veren duruşu ile bize her zaman umut veren terapistimizin çok büyük katkısı oldu. Oğlum bizim dışımızdaki aile üyelerinden bile çekinip kaçarken terapistimizle inanılmaz bir iletişim ve bağ kurdu. Terapistimiz sayesinde kurulan bu iletişim, oğlumun kuruma ve derslere her zaman hevesle gelmesini sağladı. Kendisine olan sevgimiz, saygımız, minnetimiz hayatımız boyunca devam edecek çünkü hayatımıza çok çok büyük ve asla unutulmayacak bir dokunuş gerçekleştirdi.

Yine oğlumun ihtiyaçlarını her zaman büyük bir titizlikle değerlendiren, eğitim sürecimizi bu çerçevede yönlendiren, bize her zaman uzun uzun açıklamalar yapan, tavsiyelerde bulunan ve profesyonel tavrı ile bize her zaman emin ellerde olduğumuzu hissettiren koordinatörümüzün desteği hep yanımızda oldu. Ancak biliyorum ki terapistimiz ve koordinatörümüz bu başarının görünen mimarları, arka planda müthiş bir takım çalışması ve kurumsal bir yapı var. Bu yapıyı kuran ve işleten, bize bu kurumda hiçbir zaman ticari kaygılarla yaklaşılmayacağı hissini ve güvenini her zaman sağlayan Parin Hanım’a da ayrıca teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki başka yerlerde vakit kaybetmeden doğrudan size gelmişiz.

A.C.B. Annesi