fbpx

Otizm Tanısı Kondu, Ne Yapmalı?

19 Mar 2013 Bülten, Genel

Çocuğunda farklı davranışlar gözlemleyen aileler, nereye başvuracaklarını bilmiyorlar.

Çocuğunuzda yaşıtlarından farklı davranışlar gözlüyorsanız bir şeylerin yanlış gittiğinden şüphelenmeye başlamalısınız. Seslendiğinizde bakmıyorsa, sizinle ve başkalarıyla göz kontağı kurmuyorsa, oyuncaklarla amacı dışında oynuyorsa, konuşmada gerileme veya gecikme varsa, 12 aylıkken hiçbir mimik ifadesi ve heceleme yoksa tekrarlayan el ve vücut hareketleri varsa, söylenenleri duymuyormuş gibi davranıyorsa, bazı kelimeleri amaçsızca tekrarlıyorsa çocuğunuzda otizmin varlığından şüphe edebilirsiniz. Peki, böyle bir şüpheniz varsa ilk olarak nereye başvurmalısınız?

Algı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi psikologlarından Dilek Erzenli, çocuğunda farklı davranışlar gözlemleyen ailelerin nereye başvuracağını bilmediğini söyledi. Otizm tanısının sadece konunun profesyonelleri tarafından konulabileceğini vurgulayan Erzenli, bu uzmanların da çocuk ve ergen psikiyatristleri ile çocuk nörolojisi uzmanları olduğunun altını çizdi.

Otizmin ilaçla tedavisi olmadığını ancak obsesyonlar, öfke kontrolü gibi istenmeyen davranışları azaltmak için ilaç verildiğini anlatan Erzenli, “Çocuk psikiyatristleri çocuğu gözlemleyip, doğumundan itibaren geçen sürenin öyküsünü alır, psikolojik testler ve tıbbı tahliller ister. Bütün bu süreçten sonra tanı koyar. Otizm teşhisi konan çocuk, ilerleyen yıllarda düzenli olarak çocuk psikiyatristini ziyaret etmeli, ilaçların etkisi ve çocuğun durumu kontrol altında olmalıdır” dedi.

Erzenli, frajil X sendromu , angelman sendromu, tuberoskleroz, bazı kromozom bozuklukları ve bazı nörolojik hastalıklarda da otizm belirtileri görüldüğünü ancak bunların tanısının çocuk nöroloğu tarafından konulduğunu belirterek, “Bazı durumlarda otizme eşlik eden epilepsi de çocuk nöroloğu tarafından tedavi edilir” diye konuştu.

Tanı konulduktan sonra yapılacaklar

Erzenli, otizm tanısı konulduktan sonra yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:

“Bazı devlet hastaneleri, askeri hastaneler ve üniversite hastanelerinde bulunan özürlü sağlık kurullarına başvurmalısınız. Bu kurullarda nöroloji, psikiyatri, dahiliye, kulak burun boğaz, genel cerrahi uzmanları bulunur. Bu kurul çocuğunuza özürlü sağlık raporu verir. Bu raporla vakit kaybetmeden size en yakın özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine başvurabilirsiniz. Bu merkezlerde verilen eğitimin aylık 12 saati devlet tarafından karşılanır. Ama tavsiye edilen aylık eğitim süresi ayda en az 80-140 saat arasında olduğu düşünülürse 8 saat verilen eğitim hakkı çocuk için yeterli olmaz. Bu nedenle siz de ek olarak ücretli dersler almalısınız. Eğitimcinizin sizi ve evdeki diğer bireyleri de eğitmesi gerekebilir.”

Farklı Gelişim Gösteren Çocuklara Teşhiste Testler Büyük Önem Taşıyor

6 Mar 2013 Bülten, Genel

Otizm tedavisi testlerden başlıyor

Uzmanlar, otizmin teşhisinde doğru sonuç verecek olan testlerin uygulanmasının en az terapi programı kadar önemli olduğunu vurguladılar. Bilimsel olmayan testlerin teşhisi ve müdahaleyi geciktirdiği uyarısında bulundular.

Algı ABA Terapi Merkezi uzman psikologlarından Evren Evrim Önal, farklı gelişim gösteren çocuklara yapılan testlerle yoruma dayalı olmayan bilimsel veriler elde edildiğini belirterek, “Özel eğitim alanında, farklı gelişen çocukların gelişimsel özelliklerinin değerlendirilmesi, uygulanan testlerden elde edilen verilerden yola çıkılarak, en iyi bireysel terapi programının hazırlanmasına ve uygulanmasına, bilimsel bir temel oluşturur” dedi. Testlerin özel eğitim almış uzmanlar tarafından yapılması gerektiğinin altını çizen Önal, “Farklı gelişen çocukların değerlendirilmesi, gelişimi, alınması gereken önlemler ve yapılması gereken müdahaleler için karar verebilmek amacıyla farklı değerlendirme araçları kullanılmalıdır” diye konuştu.

Önal, çocuğun takvim yaşı ile gelişimsel yaşı arasındaki farkın sayısal büyüklüğünden öte zayıf olan becerilerin tespitinin daha önemli olduğunu vurgulayarak, “Farklı gelişen çocuğun testlerle değerlendirmesi yapılmadan, bir terapi programının hazırlanması ve uygulanması, hatalı ve yararsız olacaktır ve bilimsel değildir” dedi.

Önal, Algı ABA Terapi Merkezi supervizörü Nükte Altıkulaç’ın Amerika’da kullanılan birçok testlere ulaşabilmelerinin avantajlarını ailelere ve eğitim alan çocuklara yaşattığını da dile getirdi. Diğer konularda olduğu gibi testler konusunda da özel eğitim alanındaki tüm güncel gelişmeleri yakından takip edebiliyor olduklarının da altını çizdi.

Özel Gereksinimli Çocuklara ABA Terapisi – Kanal 24 Sabah

28 Şub 2013 Basında Biz, Genel

Algı ABA Terapi Merkezi yöneticilerinden Parin YAKUPYAN ve ABA program süpervizörü Nükte ALTIKULAÇ’ın, Özel gereksinimli çocuklar ve ABA konusunda söyleşisi, Helin ASLAN ve Kahraman POYRAZOĞLU’nun sunduğu, KANAL 24′de 24 Sabah programında 28 şubat 2013 tarihinde yayınlanmıştır.

 

Otizmli Çocukların Sınırları ABA ve Spor Eğitimiyle Genişliyor

18 Şub 2013 Bülten, Genel

Uzmanlar, otizmli çocukların spor sayesinde sosyal iletişimlerinin arttığını, hiperaktivite ve uyku sorunlarının da azaldığını vurguladı.

Otizmlilerin eğitiminde bilimselliği kanıtlanmış tek yöntem olan ABA (Applied Behavior Analysis-Uygulamalı Davranış Analizi) terapisini uygulayan Algı ABA Terapi Merkezi’nin Beden Eğitimi Öğretmeni Ömer Erkan, öncelikle öğrencilerin belirli testlerden geçirerek güçlendirilmesi gereken yönlerini öğrendiklerini söyledi.

Erkan, sporun otizmli çocukların aileleri dışında değişik sosyal ortamlara girmesine, farklı insanlarla iletişim kurmasına, kurallar çerçevesinde hareket etmesine olanak sağladığını belirterek, “Spor yapan otizmli çocukların doğayı ve çevreyi algılamalarının değiştiği ve farkındalıklarının arttığı saptanmıştır” dedi. Spor sayesinde hem bedensel hem ruhsal bir rahatlanma sağlanması nedeniyle otizmli çocuklarda sık görülen hiperaktivite ve uyku sorunlarının azaldığını vurgulayan Erkan, çocukların performanslarının da eskiye oranla daha iyi olduğunu söyledi.

Otizmli çocukların basketbol, ip atlama, yüzme, tenis gibi sporlarda büyük kas becerilerinin kullanılmasını gerektiren bazı hareketleri daha güç öğrendiklerinin, küçük kas becerilerinde de zayıf olduklarının, yaşıtlarıyla çok seyrek iletişime girdiklerinin altını çizen Erkan, sporun etkilerini şöyle sıraladı:

-Otizmli çocuklarda kasların güçlenmesi el göz ve denge koordinasyonunun artması ve gelişmesini sağlar.

-Vücutlarını tanırlar.

-Beden dili, jest mimik kullanmalarına katkı sağlar.

-Bireyin ihtiyacı olan uyaranları hareket çalışmalarıyla merkezi sinir sistemine iter.

-Kazandıkları becerileri günlük hayata aktarma becerisini geliştirirler.

-Hayata bağlanmalarına yardımcı olur.

-Yaşam kalitelerini yükseltmekte rol oynar.

Erkan, “Bu nedenle otizmli çocuklarda hareket geliştikçe oyun oynama becerileri, iletişim becerileri, yaşıtlarıyla kaynaşma ve materyal kullanımı, dikkat süresi ve anlama dilinin gelişimi artmaktadır. Ayrıca otizmli çocukların sportif eğitimlerde bağımsız olarak birtakım becerileri artmakta ve sosyal uyumsuzlukları çözebilmektedir. Bu yüzden çocuğun hareket eğitimini ve sporu hayatının bir parçası haline getirmeliyiz” diye konuştu.

Otizm Nasıl Fark Edilir?

12 Şub 2013 Bülten, Genel

Psikolog Dilek Erzenli, otizmin belirtilerinin ne olduğunu, tanı konduktan sonra ailelerin ne yapması gerektiğini anlattı.

Her 100 çocuktan biri otizmli olarak doğuyor. Erkek çocuklar, kızlara oranla 3-4 kat daha yüksek risk altında.  Genetik kökenli olduğu söylense de son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar çevresel faktörlerin de otizmi tetiklediğini gösteriyor. Yani, hepimiz çocuğumuzun otizmli olma riskiyle karşı karşıyayız. Peki çocuğumuza otizm teşhisi konulduğu andan itibaren ne yapacağımızı, neyle karşı karşıya olduğumuzu biliyor muyuz?

Algı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi psikologlarından Dilek Erzenli, otizmi belirtileri 3 yaşa kadar görülen, gelişimsel yetersizlik ve nörolojik bozukluk olarak tanımladı. Çevresel etkenlerin de nedenler arasında yeraldığına dikkat çeken Erzenli,  otizmli çocukların birbirlerinden farklı olduğunu ancak temel ortak özellikleri bulunduğunu söyledi. Erzenli, ortak özellikleri şöyle sıraladı:

–         Göz kontağı kuramamak, diğer kişilerin duygularını adlandıramamak, arkadaşlık kurmakta zorlanmak

–         Dil gelişiminde gecikme, karşılıklı konuşmayı başlatma ve sürdürmede zorluk, yinelenen sözler ve konular

–         Düzen takıntısı, yaşam rutininin bozulmasından endişe etmek, tekrarlanan el ve vücut hareketleri, nesnelerle işlevleri dışında ilgilenmek ve kullanmak

–         Diğer çocukların arasına katılmamak

–         Uygun olmayan zamanlarda gülmek ya da kıkırdamak,

–         Ağrıya duyarsızlık

–         Yalnızlıktan hoşlanma

–         Objelere uygun olmayan şekilde tutunma ve bırakmama

–         Dikkat çekecek derecede aşırı hareketlilik ya da hareketsizlik

–         Tehlikelerden korkmama

–         Topaç çevirme gibi sürekli oyunlardan hoşlanma

–         Söylenenleri tekrarlamak

–         Kucaklanmaktan hoşlanmama

Bu belirtilerden birinin varlığının görülmesi halinde bile çocuk ruh sağlığı uzmanına başvurulması gerektiğinin altını çizen psikolog Erzenli, tanı konulduktan sonra aileyi nelerin beklediğini şöyle anlattı:

“Çocuğunuza ilk otizm tanısı konduğunda önce bir şok yaşanabilir. Bazen sorunun ne olduğunu bilmek rahatlatıcı olabilir, ama aynı zamanda, üzgün kızgın veya şaşkın hissedebilirsiniz. İlk başta bu tanının çocuğunuz ve aileniz için ne anlama geldiğini anlamak zor olabilir. Ama daha sonra çocuğunuzun ihtiyacı olan yardımı aldığınızdan emin olmak için daha fazla bilgiye ihtiyacınız olacak. Ülkemizde devlet, ayda 8 saat bireysel, 4 saat grup ders hakkını otizmli çocuklara tanır. Milli Eğitim’e bağlı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde bu dersler verilir. Fakat olması gereken aylık eğitim süresi en az 80-140 saat arasında olmalıdır, haftada 2 saatlik eğitim otizmli çocuk için yeterli değildir. Eğitim yoğun olmalıdır. Bu nedenle sizi devletin karşıladığı 12 saat haricinde ekstra dersler alacağınız dolayısıyla ekstra bütçe ayırmanız gereken bir dönem beklemektedir. Eğitimcinin otizm konusunda bilgili ve tecrübeli olması çok önemlidir. Otizm eğitiminde eğitimcinin ve eğitim kurumunun aileyi de eğitmesi, uygulamaların evde de devam etmesi gereklidir.”

Erzenli, bazı ebeveynlerin ilk başta tanıyı reddettiğini ancak bu psikolojik savunma sürecinden çabuk çıkılması gerektiğini vurgulayarak “Kabullenme sürecinde ebeveynler depresyona girebilir, eşler arasında boşanmaya varabilecek sorunlar yaşanabilir. Ebeveyn duruma alışmaya çalışırken bir yandan da yakınındaki insanlara açıklamalar yapmak zorunda kalır.Bu süreçte kendisi ile birlikte çevresini de eğitmek bilgilendirmek zorunda kalır” dedi. Erzenli, çocuğuna otizm tanısı konan ailelere psikiyatrist ve psikolojik yardım almalarını, benzer durum yaşayan ailelerle tanışmalarını, devamlı bilgi edinmeye çabalarını önerdi.

Otizm Eğitiminde ABA Terapisi Dönemi

17 Oca 2013 Bülten, Genel

Türkiye’de 0-14 yaş arası otizmli çocuk sayısı 125 bini bulunuyor.  Otistiklerin eğitimi için bir gün bile çok önemli ancak aileler eğitim konusunda tereddütte kalıyor. İstanbul Mecidiyeköy’deki Algı Özel Eğitim Merkezi kurucularından eğitmen Selim Parlak,  otizmlilerin eğitiminde Amerika’da uzun yıllardır ABA (Uygulamalı Davranış Analizi) tekniğinin kullanıldığına işaret ederek,  “Otizmde eğitimden başka bir yol yok. Eğitim sırasında da bireysel farklılıklar büyük önem taşır. ABA tekniği de farklılıkları dikkate alan yoğun bir eğitim programıdır” dedi.

Bir otizmli annesi olan Parin Yakupyan ile birlikte 2007 yılında Mecidiyeköy’de Algı ABA Terapi Merkezi’ni açan Selim Parlak, Türkiye’de son yıllarda yaygınlaşan ABA terapisiyle ilgili bilgi verdi. Merkezdeki eğitimleri Amerika’nın önde gelen merkezlerinde ABA terapisi uygulayan Nicky Nükte Altıkulaç’ın danışmanlığında yürüttüklerini anlatan Parlak, öncelikle çocuklara ABLLS değerlendirme programı yaptıklarını ve izlenecek yolu ona göre belirlediklerini söyledi.  Selim Parlak,  ABA terapisinin bilimsel araştırma kökenli, somut verilere dayalı, görsel değerlendirme olanağı olan, kullanım alanı geniş, kişiselleştirilmiş bir eğitim metodu olduğunu vurguladı.

ABA’nın otizmli çocukların eğitiminin yanı sıra down sendromlu, zihinsel özürlü çocuklarda, akıl hastalarında, okullarda çocukların problem davranışlarını değiştirmek, bağımlılık davranışlarında da kullanıldığına işaret eden Parlak, bu terapinin yaygınlaşması için eğitim seminerleri de düzenlediklerini söyledi.

ABA’nın bir tedavi yöntemi olmadığının altını çizen Parlak şöyle devam etti:

“Ne yazık ki, otizmi iyileştiren herhangi bir terapi, teknik, tedavi henüz bulunmuş değil. Ayrıca, ABA’yı bir tedavi yöntemi olarak değil, bir uygulama yöntemi olarak düşünmelisiniz. ABA tekniklerini kullanarak, çocuğunuza gerekli becerileri daha etkin bir yöntemle öğreterek, davranış problemlerini düzelterek, çocuğunuzun yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlıyoruz. ABA diğer terapi ve alternatif tedavi yöntemleriyle birlikte kullanılabilir.”

Özel Çocuklar Sahnede – NTV Ana Haber

5 Ara 2012 Basında Biz, Genel

Algı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde eğitim alan öğrencilerin Dünya Engelliler Günü kapsamında, Profilo Kültür Merkezi sahnesindeki, Tiyatro, Şiir, Folklor gösterileri haberi, NTV’de ana haber bülteninde 05 aralık 2012 tarihinde

 

1 3 4 5 6 7

Search

+