fbpx

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencileri Algı ABA Terapi Merkezini Ziyaret Etti

Algı Grup ve Koç Üniversitesi işbirliği çerçevesinde Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi 5. Sınıf Psikiyatri Stajı kapsamında, 15 Kasım 2018 tarihinde Otizm Spektrum Bozukluklarında kanıta dayalı özel eğitimleri yerinde gözlemlemek ve tartışmak amacıyla, Algı Özel Eğitim Kurumları merkezlerimize ziyaret gerçekleştirmişlerdir.

Algı ABA Terapi Merkezi ve Algı Özel Eğitim Merkezi’nde eğitim gören özel gereksinimli çocuklarımızın seanslarını gözlemleyen öğrenciler, Özel eğitim sürecinde aile desteğinin önemi, Çocuğun alacağı tanıya karşı ailelerin göstermiş olduğu dirençler, Çocukların eğitim programlarının içerikleri, Öğretmenlerin ailelere seanslar hakkındaki geri bildirim aktarılması konularında bilgi sahibi oldular;

Gözlem sonrasında Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri, çocukların terapist ve koordinatörlerinden ayrıntılı bilgiler aldılar.

Soru cevap şeklinde gerçekleşen kısa toplantıda Algı Özel Eğitim Kurumları kurucularından Parin Yakupyan, Koç Üniversitesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Dr. Tuba Mutluer, Algı Özel Eğitim Merkezi Aile Danışmanı/Psikolog Türker Omcacıoğlu ve Algı ABA Terapi Merkezi Yardımcı Direktörü Elif Sanal Çalık eğitim programları hakkında bilgiler verdi.

Ödül mü, Pekiştireç mi?

Bazı katıldığım seminerlerde ailelerin “Hep ödül hep ödül diyorsunuz. Biz hayatta her şeyi ödül için yapıyoruz sanki?” sorularıyla karşılaşıyorum…

Bu soruyu kendi kendime çok düşündüm ve aslında bu tepkinin tamamen kavram karmaşasından ortaya çıktığına karar verdim. 15 senedir yurtdışında yaşıyor olmamdan ve ABA eğitimini İngilizce almış olmamdan dolayı bazen Türkçe’nin ana lisanım olmasına karşın Türkçeleştirdiğim bazı kavramlar kulağıma doğru gelmiyor, hatta karşımdaki kişinin yüzünde gülümseme bile oluşturabiliyorum. Ödül ve pekiştireç de sanırım bu tarz kavramlardan biri. “Reinforcer”‘in Türkçe karşılığı tam olarak “pekiştireç” kelimesine denk geliyor. Anlamı ise herhangi bir davranışı pekiştirmek, güçlendirmek, motive etmek için sunulan herhangi bir şey. Ödülün İngilizce karşılığı ise “Prize” kelimesine denk geliyor ve anlamı girilen bir yarışmayı kazanmak sonucunda alınan bir hediye/madalya, vs… Günlük halk dilinde her ne kadar pekiştireç ve ödül aynı anlamda kullanılıyor olsa da anlam olarak birbirinden tamamen farklı iki kelime/kavram aslında.
Böyle olunca da, seminerlerde o soruyu soran aileler ve onlar gibi düşünen yüzlerce ailenin tepkisi daha bir anlam kazanıyor benim için. Tabii ki biz günlük hayatta hep ödül almıyoruz. Hatta bazılarımız hiç almıyor. Çünkü ödül almak için bir yarışmaya girmemiz ve yarışmayı kazanmamız gerekir. Örneğin benim hiç ödülüm yok. Ödülün aksine, günlük hayattta hepimiz pekiştireçle yaşıyor, pekiştireç için yaşıyoruz. İşe gidiyoruz para (pekşitireç) kazanmak için, misafirlerimize en güzel yemeklerimizi pişiriyoruz iltifat (pekiştireç) almak için, hep koyu renk
giyiniyoruz bizi zayıf gösterdiğini söyledikleri (pekiştireç) için, fakirlere yardım ediyoruz kendimizi iyi hissettiğimiz (pekiştireç) için, bazı arkadaşlarımızla olmayı diğerlerine göre daha çok tercih ediyoruz bizi güldürdükleri (pekiştireç) için, birçok seçeneğin arasından öncelikle “o” kişi ile birlikte olmak / evlenmek istiyoruz yanında mutlu/güvenli hissettiğimiz (pekiştireç) için… Bu demektir ki, aslında farkında olmasak da hiçbirimiz pekiştireçsiz yaşayamıyoruz ve hayatımız sayısız pekiştireçler üzerine kurulu, öyle değil mi? Belki pekiştireç ve ödül arasındaki anlam ayrılığını iyi yapıp doğru yerlerde kullanmaya özen gösterirsek pekiştireçlere karşı olan negatif önyargıyı da ortadan kaldırabiliriz diye düşünüyorum.

 

Nicky Nükte ALTIKULAÇ

MS, BCBA, EI (ABA Uzmanı)
Davranış Terapisi Uzmanı

Algı ABA Terapi Merkezi Süpervizörü

 

Kaynak: ÖÇED

A.A.A.’nın Aile Memnuniyet Mektubu

Merhaba Algı ABA Ailesi,

Öncelikle yolun başında olup, kendisini çaresiz hisseden ebeveynlere ışık tutması açısından kısaca bizim için sürecin nasıl başladığından bahsetmek isterim.

Oğlumuz A,’nın bizim ilk ve tek çocuğumuz olması ve gelişimini kıyaslama imkânımız olmamasının da etkisiyle doğumundan 1,5 yaşına kadar olan dönemde ismini seslendiğimizde bakmaması haricinde herhangi bir farklılığı olduğunu düşünmedik. Yaşında yürüdü ve yaşında ilk kelimelerini söyledi. 1,5 -2 yaş arası dönemde ise 1,5 yaşındayken 20 civarına ulaşmış olan kelime sayısının artmak yerine 5 kelimeye kadar düşmesi, herhangi bir komut almaması ( ver, getir, götür… vs gibi ), bizleri taklit etmemesi ( el sallayarak bay bay yapmaması, … ) oyuncak arabalarıyla işlevine uygun oynamak yerine sadece tekerleklerini çevirmeye odaklanması gibi olağandışı davranışlar göstermesi bizi acilen bir çocuk psikiyatrına başvurmayı sevk etti.

Psikiyatrik inceleme sonucunda, çocuğumuzun henüz 2 yaşında olması nedeniyle net bir teşhis konulamayacağı, fakat belirtilerin otizm spektrum yelpazesinde yer aldığı, bu nedenle acilen özel eğitime başlaması gerektiği söylendi.

Anne baba olarak ilk şoku ve korkuyu atlatır atlatmaz bu konuda özel eğitim veren kurumları araştırdık. Bu esnada Youtube’ da Algı ABA Terapi Merkezine ait gelişim videolarını izledik ve kat edilen mesafelerden etkilendik. Kurumdan randevu aldık ve bizimle görüşmeyi yapan asistanınız bizlere oldukça detaylı bir şekilde kurumu ve sistemin işleyişini anlattı. Kendisinin güven veren yaklaşımı ( bizlere desteği burada olduğumuz süre boyunca aynen devam etmektedir ) neticesinde oğlumuzun eğitimi için doğru adreste olduğumuzu düşündük.  A. ilk birkaç gün derse girmemek için aşırı direnç gösterdi ve çok ağladı. Yalan söylemeyeceğim, oğlumun benden medet umarak ağlayan halini görüp içim parça parça olurken hiçbir şey yapmayarak izlemek kurumda geçirdiğim en zor dakikalardı. Bu esnada, süreç boyunca en büyük desteğimiz ve şansımız olan sevgili terapistimiz devreye girdi ve A’nın dikkatini çekmeyi ve direncini kırmayı başardı. İlk günden itibaren sadece eğitmen kimliğiyle değil, sevgiyle yaklaşarak oğlumuzun güvenini kazanması ilk aydan meyvelerini verdi. Birinci ayın sonunda A’ nın elinde nesne tutması tamamen kayboldu, sonraki 1-2 ayda kendi etrafında dönmeleri azaldı. Şu ana kadar birlikte geçirdiğimiz 7 aylık eğitim süreci neticesinde oğlumuz oyuncakları işlevine göre kullanmaya, komut almaya, konuşarak bizlerle iletişim kurup sevgi göstermeye başladı.  Bu noktada koordinatörümüzün katkısından bahsetmemem haksızlık olur. Oğlumuzun gelişimini günü gününe takip ederek bizleri evde nasıl davranmamız gerektiği konusunda bilgilendiren, ‘’ doğru bildiğimiz yanlışlar’’ımıza konusunda bir uyaran ve yönlendiren koordinatörümüz sayesinde eğitim ve ev hayatında paralel davranarak çok şükür ki kısa sayılabilecek bir zamanda çok büyük bir yol katettik.  Bu yolda emeğiyle ve sabrıyla bizlere destek veren Algı ABA ailesine çok teşekkür ediyoruz. Bu meşakkatli yolda çaba sarf eden herkesin yolunun açık olmasını, çabalarının karşılığını almasını temenni ediyorum.

                                                                                                                                                               Meltem A.

 

Kaynaştırma Eğitimi Yol Haritası

Gelişimsel farklılık gösteren çocukların sayısı gün geçtikçe artıyor ancak toplum olarak halen kaynaştırma eğitimi hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz.

Kaynaştırma eğitimi nedir?

Özel eğitime ihtiyacı olan çocukların, örgün ve yaygın eğitim kurumları içerisinde, yaşıtlarıyla birlikte aldıkları eğitime kaynaştırma eğitimi adı veriliyor. Her insanın olduğu gibi gelişimsel farklılıklar gösteren çocukların da sosyalleşmek, yaşıtlarıyla ilişki kurmak, sevilmek, değer görmek gibi ihtiyaçları var. Bu, onların en doğal hakkı olduğu kadar toplumun farkındalığının artması için de önemli bir süreç. Ancak ne yazık ki kaynaştırma eğitiminde ailelerin ve öğrencilerin karşılaştıkları sorunlar halen devam ediyor. Bu yazıyı yazmamdaki amaç kaynaştırma eğitimi konusunda okullara, ailelere yardımcı olabilecek bir kontrol listesi (check list) oluşturmak.

Bir okuldaki kaynaştırma seminer paylaşımında öğretmen arkadaşların kendilerini yalnız hissettiklerine ve bu sorumluluğu almaya çok gönüllü olmadıklarına şahit oldum. Burada önemli olan konunun ailelere ve öğretmenlere iyi anlatılması, kaynaştırmadan sadece öğretmenin sorumlu olmadığının farkına varılması. Kaynaştırma yol haritası ile check list yaparak idare, aile, öğretmen işbirliğiyle güzel ilerlemeler sağlanabilir.

Checklistte neler olmalı?

. Okul yönetimleri tarafından tüm öğretmenlere kaynaştırma eğitimi bilgi semineri verilmesi,

. Okul yönetimleri tarafından “Özel çocuk kimdir?”, “Farklılıklara neden ve nasıl kucak açmalıyız” konularında tüm öğrenci ve velilere yönelik seminerler düzenlenmesi,

. Okul yönetimlerinin “BEP (Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı) nedir, nasıl hazırlanılmalı, özel çocuğun kaynaştırma mantığı ve topluma kazanımı” seminerlerinin tüm öğretmenlere verilmesi,
. Rehber öğretmen ve aile arasında tanılama konusunda uzlaşı sağlanması, işbirliği içinde görüşmeler yapması, işbirliğinin kabullenilmesi,
. Ailenin gölge abisi, ablası var mı? Yoksa sağlanacak sınıfta bulundurulacak mı?
. Çocuğun özel eğitim alması sağlandı mı?
. Çocuğun özel eğitim merkeziyle işbirliği sağlandı mı?
. Çocuk psikiyatri konsültasyonu aldı mı, ilaç kullanımı takip ediliyor mu?
. Çocuk nöroloji konsültasyonu aldı mı?
. Çocuk beslenme metabolizma konsültasyonu aldı mı?
. Çocuğun takvim yaşı, gelişim yaşı ayrıntılı testlerle raporlandı mı?
. Çocuk için BEP kurulu ne sıklıkta işbirliği içinde?

Tüm bunların komplike bir çalışma ile rehber öğretmen ve aile işbirliğinde takip edilmesi gerekir. Bu yazıyı okuyan bazı kişiler “Tüm bunlar nasıl yapılacak?” diye düşünebilir. Ama bilinmeli ki, normal kavramı değişiyor, özel çocukların sayısı gün geçtikçe artıyor. Ve bu çocuklar herkesle aynı anda, aynı eğitimle ilerlemek zorundalar. Dolayısıyla kaynaştırmaya ayak diremeden, bu doğrultuda hareket eden okullar ve yöneticiler tecrübe kazanma konusunda bir adım öndeler. ÖÇED olarak biz bu konuda ücretsiz seminerler vermekteyiz. Kaynaştırma için nasıl organize olunması gerektiği konusunda desteğe ihtiyaç duyanlar konu hakkında bizimle iletişime geçebilirler.

 

SELİM PARLAK

Teknik Öğretmen (Psikoloji) MS
Algı Özel Eğitim Kurumları Direktörü

Algı ABA Terapi Ekibi Hizmetiçi Eğitimde Buluştu

Sürekli gelişmeyi hedefleyen Algı ABA Terapi Merkezi ekibi, hizmetiçi eğitimleri sıklaştırarak daha da bilinçli hale gelmektedir.

Algı ABA Terapi Merkezi Süpervizörü Nicky Nükte ALTIKULAÇ’ın katılımıyla gerçekleşen hizmet içi eğitim programına tüm ekibimiz katılmıştır.

 

 

 

Search

+

 

DUYURU

ALGI ABA TERAPİ MERKEZİNİN İSİM DEĞİŞİKLİĞİ HK;

ALGI ABA TERAPİ ve ÇOCUK GELİŞİM MERKEZİ

2007-2008 Akademik Yılında eğitim ve öğretime başlayan kurumumuz, bu sene 12. yılını geride bıraktı. 12 yıllık gelişimimiz içinde, Dünya ve ülkemiz özel eğitim tarihinden, kültüründen ve camiasından güç aldığımız kurumumuz, aynı zamanda geleceğe vizyoner bakan anlayışla da önümüzü açtı. Bu anlamda açıldığımız günden bu güne, topluma faydalı olabilmek adına çıktığımız yolda, sistemimizde devam eden tüm çocuk ve ailelerimizin yaşam kalitelerini yükselttik ve yükseltmeye de devam ediyoruz. 7 Dokunuş ismini verdiğimiz takvim yaşı ile gelişim yaşını eşitlediğimiz çocuklarımızın sayısı da gittikçe artmaktadır. Saygın, itibarlı, güvenilir bir “Algı” oluşturmaya devam ediyoruz.

Amerika Atlanta’da bulunan, 2012 yılından bu güne know-how aldığımız ALL KİDS FİRST kurumu, BHCOE– Behavior Health Center of Excellence kurumu tarafından akreditasyona layık görülmüştür. Aile ve terapist memnuniyetinde, aile eğitiminde, terapist hizmet içi eğitiminde, ABA etik kurallarında, terapist kualifikasyonunda, ABA alanında, öğrenci gelişim oranı alanlarında  %95 başarı kriterini yakaladığı için bu yetkiyi hak etmiştir. Partnerimizin bu akreditasyona layık görülmesinden dolayı gururluyuz.

ALGI GRUP bünyesinde yer alan ve AR-GE birimimiz olan ALGI ABA TERAPİ MERKEZİ; ABA Terapi beraberinde sırasıyla, dil ve konuşma terapisi, fizyoterapi, oyunla tedavi, çocuk gelişim testleri, zihin kuramı, yetişkin psikiyatrisi, beslenme ve yeme bozuklukları yaklaşımları ile çalışmalarını tüm hızıyla devam ettirmektedir. Tüm bunların ışığında bugün sizlerle uzun süredir üzerinde çalıştığımız ve yeni bir uygulama olarak kurumumuza kazandıracağımız, “oyun temelli sosyal beceri grupları” ndan da bahsetmekten gurur duyuyorum. En geç bu yıl sonuna kadar tam gün ve yarım gün programları ile karşınıza çıkmaya hazırlanıyoruz. Böylelikle bir çatı altında, özel çocuklarımız ve aileleri için gerekli tüm eğitim öğretim ortamının var olmasını sağlamış olacağız.

Bu bağlamda bizler de gördük ki, sadece ABA Terapi yapmıyoruz. Zaman içinde hizmet çeşitliliğimize kattığımız ve katacağımız başlıklardan dolayı ismimizin yanına ek getirmek kaçınılmaz gibi duruyordu. “Algı ABA Terapi ve Çocuk Gelişim Merkezi” olarak bundan böyle anılmaktan gurur duyacağımızı bildirmek isterim.

Çok güçlü bir kadro ve uyumlu bir takım çalışması ile yapılacağına inandığımız, eğitimde yüksek standartların gerçekleştirilmesi, tüm programlarımızın buna hizmet etmesi en büyük dileğimizdir.

Sevgilerimle,

Selim Parlak

Kurucu / Direktör

Algı ABA Terapi ve Çocuk  Gelişim Merkezi