fbpx

Öğrencilerimizden birisinin daha mezuniyet partisini yaptık

Ailenin ve öğretmenlerimizin azmi ve etkin çalışmaları neticesinde bir öğrencimizin daha takvim yaşı ile gelişim yaşını yaklaştırarak hayatına anlam katmaktan mutluluk duyuyoruz.

Bu başarı öyküsü gibi, tüm öğrencilerimizin de gelişiminin, irili ufaklı da olsa devam etmesi için var gücümüzle sizlerin yanında gayret göstermeye devam edeceğiz.
Başarıda emeği geçen, tüm terapist, koordinatör, süpervizör arkadaşlarımıza da içtenlikle teşekkür ederiz. Başarıları daim olsun.

 

Meryem K. Aile Memnuniyet Mektubu

Merhabalar,

Ben Sema Kurt. Çok inatçı, dediğim dedik Meryem’in annesiyim. Direkt konuya giriyorumJ  Öncelikle şunu söyleyeyim, Meryem’in fiziksel bir engeli yok ama yedinci ayından itibaren fizik tedavi alıyor. Baş kontrolü yoktu. 1 yaşındayken çok az oturabiliyordu.16. aydan itibaren Algı ABA Terapi ve Çocuk Gelişim Merkezi’ne geliyoruz. Başlarda adım adım ve çok az ilerledik. Çünkü Meryem tek başına Hababam sınıfı gibiydi. Dersi çok güzel sabote ediyordu. Ayağında ağırlıklar, pekiştireci olan su hiçbir şey fayda etmiyordu. Önce kendisi kadar kararlı ve inatçı bir terapiste denk geldi ve onun farkına vardı. Sonra dersler daha az ağlamalı geçti. Arada inişler çıkışlar oldu tabi. Bu arada sevgili Cansu öğretmenimiz Meryem’den çok çekti; tokat yedi, saçları çekildi. Ama terapistimiz bizi her zaman güler yüzle karşıladı ve bir kere bile suratını astığını, motivasyonun düştüğünü görmedik!

Algı ABA Ailesi ve Sevgili Cansu YAMAN sizlere gönülden teşekkür ediyoruz… İyi ki yollarımız kesişti.

Bu arada bunları yazdım çünkü Meryem yürüyor. İlk adımlarımızı burada atmaktan mutluyuz.

Ömer Talha A. Aile Memnuniyet Mektubu

2016 doğumlu oğlumuz Ömer Talha neredeyse iki yaşına geliyordu ve konuşamıyordu iletişimi çok zayıftı. Henüz yaşı küçük olduğu için farkındalığının gelişmediğini, bunun kendiliğinden zamanla rayına oturacağını düşündük. Fakat bu aşamada her ne kadar konduramasak da en ufak bir ihtimali değerlendirmek adına otizmden şüphelenerek birkaç psikiyatrla görüştük. Yaşının küçük oluşundan dolayı kesin bir tanı konulamayacağı söylendi ve kreşe yollamamız önerildi. Kreşe başladı ve başlayalı birkaç ay geçmesine rağmen hala bir kelimesi bile olmadığı için iyice endişelendik. Ailece ne yapabiliriz diye araştırırken Algı Aba özel eğitim ile karşılaştık. Öncelikle amacımız dil terapisi almaktı. Fakat uzmanlarımız öncelikle gerekli testleri yapıp Ömer’in hangi eksikleri olduğunu, neye nasıl bir eğitime ihtiyacı olduğunu saptayıp bizi bu şekilde doğru bir eğitime yönlendirdiler. Çok memnun olduk. İlk birkaç ay çocuğumuza ağır geleceğini düşünerek biraz çekimser yaklaşarak en az seans süresini tercih ettik. Bu aşamada Ömer’in kesin bir otizm tanısı almasıyla beraber doktorumuz eğitimimizi faydalı buldu ve eğitim süremizi arttırmamızı istedi. Hem bu şekilde hem de eğitmenlerimizin azimli çalışmasının, emeklerinin, eğitimin Ömer’e ne kadar iyi geldiğini görerek seans süremizi arttırdık. Ömer büyük ölçüde gelişim gösterdi ve hala ilerlemeye devam ediyor. Çok mutlu ve oğlumuzun geleceğine dair umutluyuz.

Algı Aba ailesine çok teşekkürler. İyi ki varsınız…

Ediz M. Aile Memnuniyet Mektubu

Merhabalar,

Oğlum Ediz’in kurumunuzdaki eğitimi süresinde gelmiş geçmiş tüm öğretmen ve koordinatörümüzden tümünden çok fayda ve destek gördük. Ancak son terapistimizin ekstra üstün çabası bir anneyi utandıracak boyuttadır.

Bu işi gönülden severek yapması yanında bu genç yaşta hızlı, pratik, doğru davranışları tutumu sergilemesi mesleğinde gelecekte de ne kadar başarılı olacağını gösteriyor. Gerektiği yerde enerjisini sevgisini göstererek öğretmesi gerektiği yerde de olması gereken mesafeyi koruması mesleğindeki başarıyı gösteriyor. Kırk yaşında biri olarak ondan gördüğüm uygun davranışlar karşısında utansam da oğlumu doğru ellere teslim ettiğimi gösteriyor. Derslerde programları doğru uygulaması, yaratıcı olması, spontane davranışlara hızlı şekilde davranışı sergilemesi, ders sonu bilgi aktarımları, eksiklilere göre bizden talepleri ve derslerinde bu eksik davranışlara göre eğitim vermesi oğlum ve benim bu eğitim sürecindeki yolumuzu kısalttığını düşünüyorum.

Oğluma görevi yapan bir öğretmen gibi değil de kanından bir teyze gibi sahiplendiği için buna rağmen kendini profesyonel anlamda yöneterek tüm anne-babaların olması gerektiği tatlı-sert kıvamı tutturduğu ve bize de örnek olduğu için kendisine sonsuz teşekkür ederim. İmkanım olsaydı tüm derslerine katılabilseydim. Kanınızdan olmayan insanların oğlunuz için bu candan içten çabalarını gördükçe bizler hayata canla başla sarılıyoruz.

Tüm emek ve mesaileri için sonsuz teşekkür ederim. Umarım ihtiyacı olan çocuklara dokunması ve bizim hayatımızı değiştirdiği gibi onların hayatlarına da fırça darbesi ile renkleri dokundurur.

Algı Aba kurumunu da eğitmen seçimi için kutlarım.

Ayrıca kurum içi eğitimleri ve takip sistemi ile eğitmenleri mesleki hayatlarında güncel olmalarını sağladıkları için ayrı teşekkür ederim.

Sizleri seviyoruz.

NİLGÜN VAROL

Mert Ege E. Aile Memnuniyet Mektubu

Oğlum emeklemeden yürüme aşamasına 16 aylıkken geçti. Küçükken bende emeklemediğim için bu konuyu çok önemsememiştim. Ama çok önemliymiş. Düştüğü zaman kendi kendine ayağa kalkmayı 2 yaşında başarabildi. Merdivenleri birinin elinden tutmadan çıkabilmesi 3.5 yaşını buldu.30 aylıkken Ankara’da duyu bütünleme merkezine gittik. Eğitmen, nedendir bilmem!  Ama oğlumu ağlattığı veya sinirlendiği zaman daha iyi performans gösterdiğini düşünüyordu. Sonuç olarak oğlum oraya gittiğinde çığlık çığlığa ağlıyordu. Duyu terapi odası ve aletler onun gözünde bir çeşit işkence merkezi gibi gözüküyordu.3 yaşında İstanbul’a taşındığımızda; İstanbul’un en iyi Duyu Bütünleme merkezlerinden birine başladık. Eğitmenler daha bilinçliydi ama oğlum için önceki deneyimden ötürü orası da korkunç bir yerdi.

Maalesef bazen en iyi kurum, en iyi öğretmen tavsiyesi ile gitseniz bile çocuğunuzla enerjisi tutmazsa olay bitiyor.

Oğlumun Duyu bütünleme ve Fizyoterapiye çok ihtiyacı olmasına rağmen pes edip 2 aylık eğitimimize son verdim. İşte tam o sırada Fizyoterapistimiz hayatımıza girdi. Çok kaygılıydım o nedenle ilk derslerine bende girdim. Korktuğum gibi olmadı, ağlama krizlerine giren çocuğum itiraz etmiyordu. Çünkü istemediği şeylere de zorlanmıyordu. Duyu bütünlemenin işkence olmadığını, oyun gibi olduğunu zamanla oğluma gösterdi. Fizyoterapistimiz önce oğlumun sevgisini ve güvenini kazandı sonra gerisi çorap söküğü gibi geldi. Merdiven tırmanma, dengede yürüme, top atma-tutma vb. yapmadığı bir sürü sorunu aştılar. Aşmaya da devam ediyorlar.

İyi ki kendisini tanıdık. Tüm emeklerinin hakkını ödeyemem.

Sonsuz teşekkürler.

ECE EROL

Erzincan Uzmanlar Özel Eğitim Kurumlarını Ziyaret Ettik

Algı Grup Olarak Erzincan Uzmanlar Özel Eğitim kurumları’nı ziyaret ettik.
ABA (Applied Bhevior Analysis), 7 Dokunuş, Vaka Öyküleri hakkında Algı ABA Terapi ve Çocuk Gelişim Merkezi ABA Koordinatörü Burcu Kaya 09 Ekim 2019 tarihinde kurumun tüm personeline detaylı bilgilendirme sunumu yaptı.
Hizmet içi e an Algı Grup Yöneticisi Selim Parlak sektörün geleceği, özel eğitim merkezinin neden erken destek eğitim birimi kurmalı ve danışmanlık almalı gibi konulara hem sohbet hem seminer sırasında değindi.
Uzmanlar Özel Eğitim Kurumu yöneticisi Yunus Kılıç’a Erzincan’da bizi ağırladıkları için teşekkür ederiz.

E.J.Ç.’nin Aile Memnuniyet Mektubu

Oğlumuz 2013 doğumlu. İlk bebeklik döneminden itibaren herhangi bir sıkıntısı olmadan gelişim gösterdi, 13-14 aylıkken yürümeye başladı. Kendisiyle iki farklı dilde konuştuğumuz ve çevremizdekilerin erkek çocukları geç konuşur dedikleri için konuşamıyor olmasına pek takılmadık. Televizyon ve tablet-telefonun zararlı etkilerini bu dönemde fark edince tümünü kaldırdık. Önce bir sene anne-çocuk oyun grubuna gönderdik, ardından bir sene kreşe devam etti. Kreşte bize gruplara dahil olmadığı ve bir uzman desteği almamız gerektiği söylenince bir arayışa geçtik. Ve bu dönemde yolumuz Algı ABA kurumuyla kesişti. Yapılan değerlendirmede, oğlumuz takvim yaşı olarak 5 yaşında olmasına rağmen kaba motor becerileri hariç olmak üzere diğer tüm kategorilerden takvim yaşının oldukça altındaydı. Birkaç kelime dışında hiçbir şey konuşmuyor, söylenenleri anlamıyor, göz teması kurmuyor, akranlarıyla bir araya gelip oyun oynamıyordu. Şu anda ABA terapisinde 6 ayı geride bıraktık ve oğlumuzdaki büyük gelişimi/değişimi evde biz, okulda öğretmenleri, çevremizde ailemiz ve komşularımız çok net bir şekilde gözlemliyoruz. Bir örnek vermek gerekirse; bu satırları yazmadan henüz 2 gün öncesinde oğlumuzun oyun parkında “beraber kayalım” diyerek başka bir çocuğun elini tutması ve kaydıraktan beraber kaymaları, etkileşim kurmak için ilk adımı atması bundan 6 ay öncesinde bizim için hayal bile edilemeyecek bir durumdu. Çocuğunda ismine tepki vermeme, göz teması kurmaktan kaçınma, oyuncaklarıyla işlevi dışında oynama veya akranlarıyla bir araya gelmeme gibi şeyler gözlemleyen ailelerin vakit kaybetmeden bir gelişim testi yaptırmalarını tavsiye ediyor ve başta terapistimiz olmak üzere, her türlü sorumuza yanıt veren koordinatörümüze ve Algı Aba ailesine çok teşekkür ediyoruz.

E.J.Ç.’nin Ailesi

Yarık Dudak ve Damak Nedir?

YARIK DUDAK VE DAMAK NEDİR? (YDD)

YDD, üst çene kemiği ve ağız tavanını oluşturan yumuşak doku ve kemik dokuları oluşturan embriyonik uzantıların yetersiz birleşmesinden ileri gelmektedir.

ÇOCUĞUN BAKIMINDA ÖNEMLİ OLAN HUSUSLAR

YDD’li çocukların bakımında önemli bazı noktalar vardır. Bunlar şöyle sıralanabilir: Beslenme, havayolunun korunması, orta kulak hastalıkları ve eşlik etme ihtimali olan diğer anomalilerdir.

BESLENME:

YDD’li bir yenidoğan yeterli emme hareketi yapabilir ancak yeterli emiş gücü oluşturamaz. Bu nedenle YDD’li bir yenidoğanın emzirilerek beslenmeye çalışılması yeterli büyüme ve gelişmeyi sağlamaz. Eğer anne sütü veya hazır mamalar bebeğin yutağına ulaştırılabilirse herhangi bir beslenme problemi yaşanmaz. Bu nedenle biberonun emziği bebeğin ağzına iyice yerleştirilmelidir. Beslenme için deliği genişletilmiş normal bir biberon kullanılabilir. Bu bebekleri kaşıkla beslemek de mümkündür. Hangi yöntemle beslenirse beslensin bebek beslenme sırasında yatayla 45 derece açı yapacak şekilde tutulmalı ve yutma işlemine yerçekiminin yardımı sağlanmalıdır.

HAVAYOLU:

DDY’li bebeklerde solunum yolu tıkanıklığı olabilir. Bu durumu engellemenin en basit yolu bebeği yüzükoyun yatırmaktır.

ORTA KULAK HASTALIKLARI:

YDD’li bebeklerde orta kulak ve yutak arasında havalandırma görevi yapan östaki tüpünün görevini yeterli yapamamasından kaynaklanan orta kulak iltihaplanmaları oldukça sık görülür. Bu durumun tedavisi açısından ilk basamakta aile hekiminin ve gerekiyorsa kulak burun ve boğaz uzmanının görüşü alınmalıdır. İşitme kaybı oluşmasının engellenmesi açısından odyolog ve kulak burun boğaz uzmanının takibi gereklidir.

AMELİYAT SONRASI BAKIM VE BESLENME

Ameliyat sonrası dönemde bebeğin beslenmesi için sıvı gıdalar 2.5-3 hafta süre ile tercih edilir. Yoğurt, dondurma ve çorba gibi yiyecekler tercih edilmelidir. YDD deformitesi düzeltilmiş olan bir bebek ameliyat sonrasında en az bir ay süre ile emzirilmemelidir. Ameliyat sonrası üçüncü haftada iyileşmenin değerlendirilmesi için hastalar tekrar görülür. 2.5 yaşında ise ses kalitesi ve konuşma gelişimi açısından yeniden değerlendirilir.

YARIK DUDAK VE DAMAĞA BAĞLI DİL BOZUKLUKLARI

Dil bozuklukları çoğunlukla sesletim hataları kadar belirgin gözlenmezler. Çoğu durumda normal gelişmekle birlikte, diğer problemler eşlik ettiğinde ortaya çıkabilir. Dilin gecikmeli gelişim göstermesi 4 yaştan sonra müdahalelerle birlikte normalleşebilir. İşitme kaybı, duyusal problemler, gelişimsel bozukluklar varsa belirgin dil bozuklukları gözlenir. Alıcı dil genel olarak normal ancak ifade edici dilde gerilik gözlenir.

YARIK DUDAK VE DAMAĞA BAĞLI KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Eğer damak operasyonlarına erken müdahale edilmemişse ya da onarım sağlanamamışsa görülebilir. Basınç gerektiren ünsüzlerde yaşanan sorunlar, işitilebilir ya da işitilemeyen burundan hava kaçağı, ünlülerin bozulması gibi sorunlar olabilir. /s/,/z/,/p/,/b/,/f/,/v/ gibi seslerin üretiminde sorun yaşayabilirler.

YARIK DUDAK VE DAMAĞA BAĞLI SES BOZUKLUKLARI

DDY’li çocuklarda sesin boğuk çıkması, ses yoğunluğunun azalması ve perde çeşitliliğinin azalması gibi sorunlarda eşlik edebilir. Aynı zamanda bu çocukların ses üretimi sırasında hava burunlarına kaçtığı için hipernazalite ve nazal kaçak görülebilir. Bu da çocukların sanki burunlarından konuşuyormuş gibi duyulmasına sebep olur.

YARIK DUDAK VE DAMAK BOZUKLUĞUNDA DİL VE KONUŞMA TERAPİSİ

Ailelerin erken dönemde çocuklarını dil ve konuşma terapistine götürmesi çok önemlidir. Dil ve konuşma terapisti düzenli olarak çocuğun dil ve konuşma gelişimini değerlendirir, risk durumları belirler. Ayrıca çocuğun konuşmasının yanı sıra beslenmeyle ilgili güçlüklerinin en aza indirgenmesine yardımcı olur.

 

Ayla Ebru BALÇIK
Uzman Dil ve Konuşma Terapisti

Otizmde Dil ve Konuşma Problemleri Nedir?

Otizm Spektrum Bozukluğuna Bağlı Dil ve Konuşma Bozuklukları

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), belirtileri erken çocukluk döneminde başlayan nörogelişimsel bir bozukluktur. DSM-V kriterlerine göre, toplumsal iletişim ve etkileşimde güçlükler ile sınırlı-yineleyici davranış örüntüleri (tekrarlayıcı davranışlar) alanlarındaki yetersizlikle kendini gösterir.

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarda dil ve iletişim bozuklukları, konuşmada gecikme ya da konuşmanın hiç ortaya çıkmamasından, sözcük ve cümleler kuran çocukların dili sosyal etkileşimsel bir amaca yönelik etkili kullanmada yani dilin işlevsel kullanımında sorunlar yaşamalarına kadar geniş bir dağılımda görülebilir. OSB olan çocuklarda, söz öncesi dönemde jestler, taklit, ortak dikkat gibi sözel olmayan sosyal iletişim davranışlarda sınırlılıklar yaşanır. Sözel dilin kazanıldığı durumlarda ise çocukların dil gelişim özelliklerinde farklılıklar görülmektedir. Çocuklarda ses bilgisi (fonoloji), sözdizimi (sentaks) ve biçim birim (morfoloji) kısmen iyi gelişirken; kullanım bilgisi (pragmantik) ve anlam bilgisi (semantik) bileşenlerinde bozukluklar görülmektedir.

Otizm Spektrum Bozukluğun’da Semantik-Pragmatik Bozukluk

Anlam bilgisi (semantik), bir dildeki sözcüklerin anlamları ve sözcükler arası bağlantıları yöneten kurallar sistemidir. Basitçe “ne demek istiyorsun?” sorusunun yanıtını anlam bilgisi bileşeni oluşturur. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarda görülen anlam bilgisi bileşenine ilişkin sınırlılıkların arasında, sözcük bulmada sorunlar yaşamak ve uydurulmuş, anlamlı olmayan sözcük kullanmak sıralanabilir. Kullanım bilgisi (pragmatik) dilin kullanımının sosyal bileşenini oluşturmaktadır. Kullanım bilgisine ilişkin özellikler, sohbet başlatma, sohbette sıra alma, konu değiştirme, konuşmayı düzenleme, duruma uygun sözcük üretme ve deneyimler ile olayları öyküleme olarak sıralanabilir. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarda kullanım bilgisi bileşeninde görülen bozukluklar, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB)’nin tanı ölçütlerinden biri olarak ele alınmaktadır. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarda dilin kullanım bilgisine ilişkin bozukluklar, söz öncesi dönemde ortak dikkat ve jestler gibi erken dönem sözel olmayan sosyal iletişim becerilerinde bozukluklarla başlamakta, sözel dilin kazanımı ile ise yeni sohbet konusu başlatma, sohbette konuya ilişkin sözce üretme, iletişim kopukluklarını düzeltme gibi dilin işlevsel kullanımına ilişkin bozukluklarla kendini göstermektedir.

Otizm Spektrum Bozukluğun’da Apraksi

Otizm Spektrum Bozukluğu’nda (OSB) görülen iletişim problemlerinden bir diğeri de apraksidir. Bilinci yerinde, anlaması normal ya da normale yakın bir bireyin normal kas tonusu ve kordinasyonu olmasına rağmen, amaca yönelik- istemli hareketleri yerine getirememesine apraksi diyoruz. Apraksisi olan kişiler konuşma için gerekli motor planlamayı ve ses üretimini yapamaz.  Bu durum çocukta bulunan apraksi seviyesine göre değişiklik gösterir. Apraksisi olan çocuklarımızda alıcı dil, ifade edici dile göre çok daha iyidir. Konuşma apraksisi ve oral apraksi Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarımızda da sık rastladığımız bir problemdir, fakat hiçbir hastalığa bağlı olmaksızın kendi başına da görülebilir. Oral apraksisi olan kişiler sözlü olmayan hareketlerin istemli kontrolünü sağlamada güçlük çekerler. Örneğin, dilini çıkarmasını söylediğinizde bunu yerine getirmede zorlanırlar. Konuşma apraksisi olan kişilerde konuşmaya yardımcı olan organlarda herhangi bir zayıflık, felç durumu olmamasına rağmen motor planlamamayı yapamamasından dolayı istenilen sesleri üretemezler.

Ayla Ebru BALÇIK
Uzman Dil ve Konuşma Terapisti

Kekemelik Nedir?

Kekemeliğin nedenleri nelerdir?

Kekemeliğin asıl sebebi hala bilinmemektedir. Muhtemel etkiler arasında ise, konuşma kaslarının koordinasyon bozukluğu, nefes problemleri, dil gelişim seviyesinde problem olması, diğer iletişimsel problemler ve yaşamsal stresler yer alır. Aynı zamanda kuvvetle muhtemeldir ki kekemeliğe sebep olan durum ile kekemeliğin artış ve ilerleyişine sebep olan durumlar birbirilerinden oldukça farklıdır. Kekemelik büyük ihtimalle genetik, nörolojik ve çevresel faktörlerin karışımına bağlı olarak ortaya çıkar ve farklı kişiler için farklı oluşum sebepleri vardır. Kekemeliği olan çocukların, akıcı konuşması olan çocuklardan daha fazla oranda psikolojik problemleri olması ihtimali yoktur! Ancak bunun yanı sıra kekemelik problemi ile başa çıkmak kişiler için zorlayıcı olabilir ve bu da kişinin yaşam kalitesini kötü yönde etkileyebilir.

Kekemelik hangi yaşta ortaya çıkar?

Kekemelik, genellikle dil gelişiminin erken dönemlerinde ortaya çıkar (2-6 yaş).

Kekemelik cinsiyete göre farklılık gösterir mi?

Kekemelik erkek çocuklarda kız çocuklara göre 4 kat daha fazla görülür.

Kekemeliğin tedavisi var mı?

Kekemelik erken dönemde müdahale edilmesi gereken bir akıcılık bozukluğudur. Kekemelik erken yaşta tedavi edilebilen, kronik halde ise kısmen  kontrol edilebilen bir bozukluktur.

Konuşma akıcılığı bozuk olan bir çocuğa nasıl yaklaşmalısınız?

Çocuklar akıcı konuşmadıklarının farkında olmayabilirler. Böyle bir durumda akıcılık bozukluğuna dikkati çekmemek gerekir. “dur ve yeniden söyle”, “konuşmaya başlamadan önce düşün”, “daha yavaş konuş” ya da “dilini arı mı soktu?” gibi yorumlar durumu çözmeye yardımcı olmayacaktır. Çocuğun ne anlatmakta olduğuna odaklanın ve onu dikkatle, sabırla dinleyin, çocuğun bunu nasıl söylediğine odaklanmayın. Eğer çocuğun konuşmasına bağlı olarak üzülmekte olduğunu gözlüyorsanız ona konuşma güçlüğü içinde olduğunu fark edip anlayışla karşıladığınızı destek olacak şekilde hissettirebilir, söyleyebilirsiniz. “bunu söylemek biraz zor oldu gibi gözüküyor”, “bunlar olabilir” ya da “bazen kişiler konuşmakta güçlük çekebilirler” gibi yorumlar çocuğun kekemelik ile daha etkili bir şekilde başa çıkmayı öğrenmesine yardımcı olacaktır.

Konuşma akıcılığı bozuk olan bir yetişkine nasıl yaklaşmalısınız ?

Kekemeliği olan yetişkinler de akıcı konuşabilen yetişkinlerle aynı oranda konuşarak ifade ettikleri fikirlerine önem verilmesini , sabır ve dikkatle dinlenmeyi hak etmektedirler. Bu kişilerle konuşurken başka yerlere bakmayın, onları acele ettirmeyin, sözlerini kesmeyin ya da onların yerine cümleleri tamamlamayın! Sizin yardım amacıyla gösterdiğiniz bu çabalar endişe ve heyecanın artmasına, konuşma problemine daha fazla odaklanıp sıkılmaya yol açacak, durumu olduğundan daha kötü hale getirecektir.

Bu problem konusunda kimlerden yardım alabilirsiniz?

Çocuk ve yetişkinlerdeki kekemelik problemleri konusunda deneyimi olan Dil ve Konuşma Terapistleri kekemeliği olan kişileri değerlendirme ve tedavi etme konusunda eğitim almış kişilerdir. Uzman Dil ve Konuşma Terapistleri kekemeliği olan kişileri teşhis, değerlendirme ve tedavi etme konusunda yetkili olan uzmanlardır.

Ayla Ebru BALÇIK
Uzman Dil ve Konuşma Terapisti

1 2 3 15

Search

+