VERBAL BEHAVIOR (SÖZEL DAVRANIŞ YAKLAŞIMI)

‘’Verbal Behavior (VB)’’ Türkçe ifadeyle ‘’Sözel Davranış (SD)’’ sözel olmayan iletişim şekillerinin her türünü, işaret etmeyi, belirtmeyi, yazmayı, mimik ve jestleri kapsayan, bireyin işlevsel dili öğrenme yeteneği arttıran bir yaklaşım türüdür.

Diğer bir ifadeyle; işaret dilinin, yazının, PECS’in, mimik kullanmanın dahil olduğu herhangi bir iletişim “sözel davranış” olarak kabul edilmektedir.

Son 10-15 yılda ortaya çıkmış olan SD yaklaşımının temelinde Uygulamalı Davranış Analizi (UDA)’nın temel prensipleri bulunmaktadır. SD yaklaşımı sadece bu temel prensipler üzerine inşa edilmeyip, çocuğun işlevsel dili öğrenmesine de fırsat oluşturmaktadır. Diğer bir deyişle, sözel davranış, UDA tekniğini kullanarak, dili biçimlendirilebilir ve pekiştirilebilir bir davranış gibi ele alır.

The Assessment of Basic Language and Learning Skills (ABLLS), Türkçe ifadeyle ‘Temel Dil ve Öğrenme Becerilerinin Değerlendirilmesi’ SD yaklaşımında çocuğu değerlendirmek için kullanılan en uygun araç olarak bilinmektedir. Çocuğu sadece değerlendirmekle kalmayıp, beceri takibini de sağlayan bir müfredat programına sahiptir.

SD yaklaşımıyla ilgili bazı yanlış inanışlar mevcuttur. Bunlardan birisi SD’nin yalnızca konuşmayan çocuklarda kullanılabileceği inancıdır. Bu doğru değildir. SD yaklaşımı ses çıkaran ve çıkarmayan, öfke nöbetleri geçiren tüm çocukları kapsadığı gibi gelişimsel gecikmeleri olan hemen herkes için de kullanılmaktadır. Sadece çocuklarda değil yetişkinlerde de etkili bir şekilde kullanımı sağlanmaktadır. SD, öfke nöbetlerini, problem davranışları azaltır. Çünkü kişi ne istediğini ifade edebildiği gibi ne istemediğini de SD yaklaşımıyla ifade edebilir.

SD yaklaşımında, ifade edici dil öğretilebilir bir davranış olarak görülür ve sözcüklerin her bir işlevi açık bir biçimde öğretilir. Örn: ‘elma’ sözcüğünün çeşitli işlevleri sözelleştirilerek veya işaret dili kullanılarak öğretilir. Bu durum şöyle gerçekleşir: Çocuğun hoşlandığı nesneleri, etkinlikleri belirledikten sonra ki bunlara ‘pekiştireç’ denilmektedir, bu pekiştireçler aracılığıyla çocuk ilgili görev için motive edilir ve öğrenmeye başlar. Pekiştireçler kullanılarak SD yaklaşımının temel merkezi olan çocuğa bir şeyi nasıl isteyeceğini öğretmek gelecektir. İstek bildirmeye SD yaklaşımında ‘mand’ denilmektedir. SD yaklaşımında eğer çocuk ses

çıkarmıyorsa, ona ihtiyaçlarını ve isteklerini iletebilmesi için hemen alternatif bir iletişim sistemi, işaret dili öğretilir. Çünkü manding (istek bildirme) SD’de en önemli öğedir. UDA’nın öğretim tekniklerinden farklı olarak SD’de çocukla ifade edici dil becerileri üzerinde daha fazla çalışılır, örneğin istekte bulunma, etiketleme (adlandırma), boşluk tamamlama gibi çalışmalar ile çocuğun daha iyi iletişim kurması desteklenir.

SD yaklaşımı dile bir bütün olarak bakmak yerine onu davranışsal olarak kategorilere ayırmaktadır:

  1. İstek bildirme (manding)
  2. Adlandırma (tacting)
  3. Eko (echoic)
  4. Pragmatik (intraverbal)

Sözel Davranış programının planlanabilmesi için bu alanların değerlendirilmesi gereklidir.

 

Elif Sanal ÇALIK
Psikolog / Aile Danışmanı

 

Kaynakça

  • A Comparison of Preference-Assessment Methods, Amanda L. Verriden ve Eileen M. Roscoe, 2016.
  • ABA Terapi Eğitim Serisi, Nicky Nükte Altıkulaç, 2017.
  • Stimulus Preference Assessments, wiki.datafinch.com
  • Verbal Behavior- B.F. Skinner