Zihin Kuramı A.P.

Normal Gelişim Gösteren Çocuklarda Zihin Kuramı

Zihin Kuramı Testleri – Sally Ann Testi – Bölüm 1

Zihin Kuramı Testleri Görünüm Gerçeklik Testi Bölüm 2

Zihin Kuramı Testleri Çikolata Testi Bölüm 3

Zihin Kuramı Testleri Dondurma Kamyonu Testi Bölüm 4

Zihin Kuramı Testleri Yanlış İnancı Anlama Beklenmedik İçerik Bölüm 5

Zihin Kuramı Testleri Birinci Aşama Basit Perspektif Alma Bölüm 6

Zihin Kuramı Testleri İkinci Aşama Karmaşık Perspektif Alma Bölüm 7

Zihin Kuramı K.M.

Özel Gereksinimli
Çocuklarda 
Zihin Kuramı

Zihin Kuramı Testleri – Sally Ann Testi – Bölüm 1

Zihin Kuramı Testleri Görünüm Gerçeklik Testi Bölüm 2

Zihin Kuramı Testleri Çikolata Testi Bölüm 3

Zihin Kuramı Testleri Dondurma Kamyonu Testi Bölüm 4

Zihin Kuramı Testleri Yanlış İnancı Anlama Beklenmedik İçerik Bölüm 5

Zihin Kuramı Testleri Birinci Aşama Basit Perspektif Alma Bölüm 6

Zihin Kuramı Testleri İkinci Aşama Karmaşık Perspektif Alma Bölüm 7

ZİHİN KURAMI NEDİR?

Zihin kuramı diğer kişilerin zihinsel süreçlerinden(düşünceler, inançlar, istekler ve niyetler vb.)  bir anlam çıkarabilme, bu çıkarımı kullanarak onların ne söylemek istedikleri ve ne söyleyeceklerini tahmin ederek buna bağlı nasıl davranabileceklerini de yordama becerisidir. Çocuklar küçük yaşta konuşmaya başladığında zihinsel süreçleri eylem olarak ifade ederler (P.Howling, S.Baron-C.J.Hadwin; 2016).

Zihin kuramı; tüm insanların, inanç, istek, düşünce gibi zihinsel durumlarını simgeleyebilme yetisidir (Olson, Astington ve Harris, 1988). Zihin kuramı becerilerinin gelişmesi ile çocuklar aslında gerçeğin tek olduğunu ancak bu gerçeğin diğer kişilerin zihinlerinde farklı olarak temsil edilebileceğini anlarlar (Moore ve Frye, 1991).

Zihinsel durumların tamamı birbiri ile ilişki içindedir. Bunu şöyle açıklayabiliriz; hepimizin gün içerisindeki hayatı, diğer insanların düşünce, istek, inanç ve duygularına göre değişim göstermektedir. Yani toplum bireylerin davranışlarını farklı şekillerde etkilemektedir  (Welman ve Lagattuta, 2000).

İsteklerimiz, duygularımızı, algılarımızı ve inanışlarımızı değiştirir (Astington, 2003). İnsanlar; çevresindeki kişilerin farklı bakış açılarını kullanarak, iletişim ve etkileşimlerini düzenlerler.

Kişilerin birbiriyle olan ilişki durumlarında;  soyut olan zihinsel durumların etkili olması, zihinsel durumların ilkelerinin var olduğu ‘’kuram’’ları meydana getirmektedir. Bu sebeple de süreçlerin tamamı ‘’zihin kuramı’’ şeklinde ifade edilir (Smith, Cowie ve Blades, 2003).

Yapılan araştırmalara göre; zihinsel durumlara ait tahminde bulunma ve diğer kişilerin davranışlarının nedenlerini anlayabilmemizi sağlayan zihin kuramı becerileri, çocuklarda sosyal gelişimin ve bilişsel gelişimin kilit noktası olduğunu göstermektedir (Astington, 2003; Langdon, 2003).

 

ZİHİN KURAMININ GELİŞİMİ

Normal gelişim gösteren çocuklarda 18 ay-30 ay itibariyle; duygu, istek, düşünce, rüya, inanç gibi zihinsel durumlar belirmeye başlar.(P.Howling, S.Baron-C.J.Hadwin; 2016).

Araştırmalara göre; zihin kuramı yeteneğinde en önemli gelişme 3 ve 4 yaşlar arasında oluşmaktadır ve  5 yaş itibari ile bu becerinin neredeyse tamamen kazanılmaktadır.(Ruffman, Perner, Naito, Parkin ve Clements, 1998).

Yapılan birçok araştırma sonucunu; zihin kuramı yeteneklerinin kazanılmasının daha iyi düzeyde olan çocukların, diğer çocuklara oranla daha fazla sosyal alan becerisi gösterdiğini ve daha fazla işbirliği gerektiren oyun becerisi kazandığını aynı zamanda da olumlu sosyal davranışlarının daha fazla olduğunu göstermektedir (Moore, Barresi ve Thompson, 1998).

Zihin kuramı yaşın ilerlemesiyle gelişmekle beraber  çevreyle de ilişkilidir. Sosyal yönden daha bol uyaranlı çevrede büyüyen çocukların zihin kuramı, diğer çocuklara oranla daha fazla geliştiği bilinmektedir (Hughes ve Leekam, 2004).

Gelişim psikoloğu olan John Flavell; çocukların bakış açısı alabilme yeteneğinin iki farklı düzeyi olduğunu bildirmiştir. İlk düzeye göre çocuk; farklı bir kişinin, aynı şeyi farklı şekilde tecrübe edebildiğini anlar. İkinci düzeye göre de; çocuk diğer kişilerin neler gördüklerini ve ya neler deneyimlediklerini tam anlamıyla çözebilmek için karmaşık kurallar geliştirebilir. Buna göre de çocuklar 2-3 yaşlarında 1. düzeyde bilgiye sahip olurlarken 4-5 yaşlarında 2. düzeyde bilgiyi edinmeye başlarlar (Flavell, Gren & Flavell, 1995).

Çocuklar 3-4 yaşlarına gelene dek kendileriyle başkalarının inançlarını ayırt edemezler (Brüne ve Brüne-Cohrs 2006).  Yani çocuk bu dönem öncesinde, diğer kişilerin inancının kendisinin inancından farklı olacağını anlayamaz ve diğer kişilerinde bildiklerini kendisinin bildikleriyle aynı olarak kabul eder (Stone ve ark. 1998).

Gelişimsel yaşı 3 civarındaki çocukların, fiziksel ve zihinsel varlıkların arasındaki farkı anlamaya başladığı, duygularımız, isteklerimiz ve hareketlerimiz arasında basit düzeyde nedensel ilişki kurmaya eğilimler gösterdiği bilinmektedir (Brüne ve Brüne-Cohrs 2006; Stone ve ark. 1998). Bu yaş aralığındaki çocukların 1.düzey yanlış inançları anlayabildikleri, deneysel olarak Baron-Cohen ve ark. (1985) tarafından çalışmalarında belirtilmiştir.

6, 7 yaşlarındaki çocukların diğer kişilerin zihinlerinde olanın gerçeklikten farklı olabileceğini kavradıkları yani başka insanların zihinsel durumlarının temsil edilebileceğini, bu sebeple de 2. düzey yanlış inanç yeteneklerini kazanmaya başladıkları bilinir (Stone ve ark. 1998). 5 yaşındaki çocukların ise yüzde doksanı ikinci düzey yanlış inancı anlamaya başladıkları deneysel çalışmaların sonucunda kanıtlanmıştır(Baron-Cohen ve ark. 1985; Perner ve Wimmer 1985).

 

ZİHİN KURAMININ GELİŞİMİN ENGELLENMESİ

Bazen çocukların zihin kuramı gelişiminde yetersizlik ve ya bozukluklar gözlenebilir. Zihin kuramı gelişiminde ortaya çıkan bozulmalar, diğer kişilerin davranışlarının arkasındaki sebebin anlaşılmasında problem yaşanmasına yol açar. Aynı zamanda; sosyal uyaranları işlemleme becerilerinde eksikliğe neden olurken, çevredeki kişilerle sağlıklı ilişki kurulmasında engellenmeye neden olur.

Zihin kuramının gelişimine etki eden faktörler arasında; yaş, bilişsel, duygusal gelişim, dil becerisi, sembolik oyun oynama becerisi, ebeveyn-çocuk, kardeş, arkadaş ve akran ilişkisi yer almaktadır (Gülay,2008).

Sosyal etkileşim kurulmasında etkisi olan sembolik oyun oynayabilme becerisi,  diğer bireylerin düşüncelerini, duygularını anlayabilmek için önemli ipuçları sunar. Çocuklar; diğer insanlarla karşılıklı olarak gerçekleştirdikleri iletişim sayesinde yeni bakış açıları ve davranışları doğru şekilde yorumlayabilme yeteneği kazanırlar (Cassidy, Werner, Rourke & Zubemish 2003).

Gelişim bilimi alanı uzmanları Yirmiya & Shulman, (1996), çocukların görünüm,gerçeklik ve benmerkezcilik algılarının yanında ayrıca da, nesne korunumu farkındalığı ile zihin kuramı gelişimi arasında korelasyon ilişkisi olduğunu gösteren çalışmalar yapılmıştır (akt. Bee & Boyd, 2009).

Sembolik oyunun bir aşaması olan, -miş gibi yapabilmenin de zihin kuramı gelişimine  olumlu yönde katkısı olduğu bilinmektedir. –Mış gibi oyununu akranlarıyla beraber oynamak ile zihin kuramı gelişimi güçlü şekilde ilişkilendirilir (Dockett & Smith, 1995; Schwebel, Rosen & Singer, 1997).

 

İLETİŞİM ANLAMLANDIRMADA ZİHİN KURAMI

Zihin okumayabilmenin bir işlevi de iletişimdir. Bununla ilgili olarak Grice (dil filozofu) durumu şöyle açıklar. Kişilerin söylediklerinden anlam çıkarırken yapılan en temel şey, iletişim niyetlerinin ne olduğunu zihnimizde canlandırmaktır. Örnek verecek olursak; resim dersinde öğretmen çocuklara ‘’bugün sizin sizinle kafesin içindeki tavşanı boyayacağız.’’ Derse öğrenciler kafesteki tavşanın boya ile kaplanmayacağının farkındadır. Yani mecaz kullanımını çözümlemek zihin okuma becerisidir. Konuşan kişide dinleyen diğer kişilerde bu gibi durumlarda sözcüklerin söylendiği gibi anlaşılmayacağını bilir (P.Howling, S.Baron-C.J.Hadwin; 2016).

Zihin kuramının diğer işlevlerine kısaca değinelim;

Aldatma (Deception): Başkalarının gerçek durumda yanlış olan şeylerin doğru olduğuna inandırılmasıdır. Normal gelişim gösteren çocukların yaş civarında yanlış inanç düzeyini kavradıklarında aldatma becerisini kazanmaya başlarlar.

Empati:  Zihin okumanın önemli işlevlerinden olan; çocuklara diğer kişilerin olayı nasıl yorumlayabildiği ve insanların nasıl hissettiği hakkında beceri sunması ‘’empati’’ yeteneğidir.  3 yaşına gelen çocuk diğer kişilerin dışsal sebeplere bağlı olan duygu durumlarını anlayabilir.  5 yaşına geldiklerinde ise; kendi düşünceleri gerçek durumla uyuşmasa bile, başkalarının olacak olaylarla ilgili düşüncelerinden kaynaklanan duyguları kavrayabilirler. Örneğin; Ali araba yarışını kazandığını düşündüğü için mutlu hissediyor (P.Howling, S.Baron-C.J.Hadwin; 2016).

 İç görü ve öz farkındalık: Çocuklar; kendi zihinsel kusurlarını görmeye, kendi zihinsel durumlarına atıfta bulunduktan sonra geçiş yaparlar. 4 yaşında olan çocuklar dış görünüşleri gerçekten ayırt edebilirler, yanlış inançları yani ‘’a olduğunu düşünüyorum ama yanılmışım’’ şeklinde. Ayrıca davranışın nedenini ve bilginin gelen kaynağının yanlış olabileceğinin farkına varabilirler.

Zihin okuyabilmenin diğer kullanım şekli ise başkalarının fikrini ikna etmek ve değiştirmeye çalışmak bazen de karşı tarafa bunu öğretebilmektir.

 

ZİHİN KURAMI VE OTİZM

Zihin kuramındaki eksiklikler ilk kez Baron-Cohen tarafından otizm ve diğer yaygın gelişimsel bozukluklarda tanımlanmıştır. (Baron-Cohen, Leslie & Frith, 1985). Otizm tanısı alan çocukların; diğer kişilerin duygularını anlayamadığı, empati yapamadığı, başkalarının beklentilerini fark edemediği, düşüncelerini ve niyetlerini tahmin edemediği ve hatta sır saklama konusunu tam olarak yerine getirememeleri zihin kuramındaki yetersizliklerle yakından ilişkilidir (Frith, 2004; Perner, 1999).

Araştırmalara göre; otizm, şizofreni, asperger, işitme engeli gibi sosyal alanda iletişim eksikliği yaşayan çocukların da zihin kuramı yeteneklerinin normal gelişim gösteren çocuklara oranla daha geride olduğu bilinmektedir (Yücel, 2008).

Zihin kuramı bugüne kadar çok farklı şekilde testlerle değerlendirildi. Farklı istekler, inanışlar, düşünce, bilgiye ulaşma, gerçek görünen duygular gibi yeteneklerin ölçümü için literatürde kullanılan terimler ve testler; ‘’1. düzey yanlış inancı anlama’’, ‘’2. düzey yanlış inancı anlama’’, ironileri kavrama, gaf yapma/pot kırma (faux pas)’dır (P.Howling, S.Baron-C.J.Hadwin; 2016).

Otizmli bireylerde, diğer kişilerin inancını anlamadaki yetersizlikler yapılan aldatma testleri sonucunda anlaşılmaktadır. Yapılan aldatma; inançları yönlendirir ve otizmli bireylerin bu inancı kavramada yaşadığı zorluklar test sonuçları ile tutarlılık gösterir.

Zihinsel durumlara ait bir alanda duygularımızdır. Hobson, duygular ve ifadeleri eşleştirme yeteneğinde otizm tanısı olan çocuklar diğer gruptaki çocuklara göre daha düşük performans göstermişlerdir. Yapılan diğer araştırmalarda duyguları tanıyabilme değil tahmin edebilme yeteneği üzerinde çalışılmıştır (P.Howling, S.Baron-C.J.Hadwin; 2016).

-‘’mış gibi’’ yapmayı anlayabilmekte otizm tanısı olan çocukların zorlandığı alanlardan biridir. Normal gelişim gösteren çocuklar 2 yaş itibari ile sembolik oyun oynamaya başlarlar. Ancak otizmli olan ve 2 yaş üzerindeki çocuklar hiç sembolik oyun oynamayabilir ya da çok az oynayabilirler.

 

 

 

ZİHİN OKUMA ÖĞRETİLEBİLİR Mİ?

Normal gelişim sürecinde çocuklar zihin kuramı becerilerini eğitim ile öğrenmezler. Bu beceriye doğal yollarla sahip olurlar. Doğal şekilde bu beceriyi edinemeyen çocuklarla bu becerileri çalışmak gereklidir. Bu becerileri hedef alan bir eğitim süreci; hem otizm tanısı olan çocukların sosyal alanda ve iletişim alanındaki becerilerini geliştirir ham de zihin okumayı öğrenmek için alternatif bir yön sunar (P.Howling, S.Baron-C.J.Hadwin; 2016).

Görme engelli çocukların okumayı öğrenme süreçlerini ele aldığımızda; okumayı öğretebilmek için alternatif bir yol olan Braille alfabesi kullanılmaktadır. Aynı şekilde otizm tanısı olan çocuklara da zihin okumayı öğretmek için de alternatif bir yol kullanılmalıdır. Bu yol anlamayı değiştirmeyi ele alan bir süreç olduğu için farklı zorlukları vardır. Buna rağmen otizmi olan çocuklara zihinsel durumları öğretme süreci başarılı olmaktadır (P.Howling, S.Baron-C.J.Hadwin; 2016).

 

 

ZİHİNSEL DURUMLARI ÖĞRETMENİN BEŞ DÜZEYİ

 

DUYGU İNANÇ -MIŞ GİBİ
1.DÜZEY Fotografik yüz tanıma Basit düzey karşı tarafın zihinsel durumunu anlama Duygusal motor oyun
2.DÜZEY Şematik yüz tanıma Başkasının karmaşık zihinsel durumunu anlama Fonksiyonel oyun (2)
3.DÜZEY Duruma dayalı duygular Görme bilmeye neden olur(kendi/başkası) Fonksiyonel oyun(>2)
4.DÜZEY İsteğe dayalı duygular Doğru inanç/hareketi tahmin etme Sembolik oyun(≤2)
5.DÜZEY İnanca dayalı duygular         Yanlış inanç Sembolik oyun(2>)

 

Kaynak: P.Howling, S.Baron-C.J.Hadwin; 2016, Çev.Psk.Dr.Selin Atasoy

 

EĞİTİMİN TEMEL İLKELERİ NELERDİR?

Öğretimde kavramsal karmaşanın en az indirilebilmesi için zihinsel durumları anlama çalışmaları üç farklı bileşene ayrılmıştır.

-bilgiye dayalı durumları anlama

-duyguyu anlama

-mış gibi yapmayı anlama

 

  • Eğitim basamaklandırılmalıdır, dereceli şekilden en basitten zora doğru giderek karmaşık beceriler öğretilebilir.
  • Normal gelişim gösteren çocukların beceriyi kazanma süreci önemli bir kaynaktır.
  • Doğal öğretim bu süreçte etkili bir yöntemdir.
  • Sistematik olarak pekiştirme yapılmalıdır çünkü pekiştirilen davranışlar pekiştirilmeyenlere göre daha hızlı kazanılır.
  • Hatasız öğretim tekniğini kullanmak öğretimi kolaylaştırır.
  • Eğitimi programlamak ve planlı şekilde sunmak, gelişimine uygun program ile devam etmek öğretimi hızlandırır.
  • Yönergeler kısa ve net olmalıdır. Yönergelerin dışında da kavramların altında yatan ilkelere odaklanan bir eğitim yöntemiyle devam edilmelidir.
  • Öğretilen tüm becerilerin genellenmesi sağlanmalı. Sosyal ortamda yaşanan olaylarla da bütünleştirilmelidir.

 

 

 

ÖZGE ÖZGEÇ GÜREL

 

Uzman Klinik Psikolog

ABA Program Koordinatörü